menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Üretmeden kazanmak

48 0
09.08.2026

Geçen hafta Patmos’u yazdım.

Adanın nasıl temiz durduğunu, nasıl kendine ait durduğunu anlattım.

Aynı denizi paylaşıp neden bu kadar farklı yaşadığımızı sordum.

Yanıt okurum Erol Gözen beyefendiden geldi.

Cevabın ‘göçebe kültür‘ ile ‘yerleşik kültür‘ arasındaki farkta olduğunu, problemin de ‘üretmeden pay almak‘ ile ‘üreterek paylaşma‘nın farkından kaynaklandığını söylüyor kendisi.

Biz bu topraklara göçerek geldik.

Yüzyıllarca göçe göçe, bir otlağı bitirince başka otlağa geçtik.

Toprağa değil, ata bağlıydık.

Sonra bizler belki yerleştik ama reflekslerimiz hâlâ yerleşmedi sanırım.

Aynı ‘Kimsenin Şehri İstanbul‘ yazımdaki hikaye.

Göçebe adam sadece bugünü düşünür.

Elindekini kullanır, tüketir ve günü gelince arkasına bile bakmadan gider.

Çünkü kalıcı değildir ve çünkü zaten yarın başka bir yerde olacaktır.

Yerleşik adam ise öyle düşünmez.

Burası benim, burada kalacağım, burayı yapacağım ve ileride de bunları ve buraları çoluğuma çocuğuma bırakacağım diye düşünür.

O yüzden korur, biriktirir ve tabii ki bir de üstüne üretir ve geliştirir.

Türkiye’de yeşeren aile şirketlerinin ancak üçte biri ikinci kuşağa geçebiliyor, biliyorsunuz.

Üçüncü........

© Diken