Sunay Akın'a açık mektup
Sunay Akın'a açık mektupS
Sunay bey eminim sizi de Zahrad’ı severek okuyan şairler arasında sayabiliriz.
Hepimizin içinde bir Zahrad şiiri var sanki, muzipçe, kendisiyle dalga geçen, içinde şaka ve çocuk büyüten bir şiir. Bir zamanlar ben Kediler kitabına meftundum. Bağımsızlık ve sokak kokardı Kediler. Mütevazı ama müthiş güzel bir mizah karşılardı her dizede. Umursamazlık demek isterdim ama öyle değil, hayatı ve yalnızlığı incelikle çoğaltan şiirler her biri. Şiir ve kedi ve Zahrad yan yana gelmemiş sözcükleri bizim için güzel kılan onca ayrıntı ve sakin imgeler toplamı.
Gigo: Sokağın nüktedan ve direngen filozofu
Bi’ Âlem Gigo‘yu okuyunca Kediler’in pabucunu dama atmadım ama başucu kitabım değişti.
İstanbullu Ermeni edebiyatının büyük ustası Zahrad’ın Bi’ Âlem Gigo‘su, şiir dünyamıza Gigo adlı olağanüstü bir karakter armağan eder.
Orhan Veli de ağaca attığı taş düşmediği için üzülen bir şair değil miydi? Eskileri alıp yıldız yapmıyor muydu, şiir yazıp eskileri almıyor muydu?
Gigo için, Zahrad’ın ‘öteki‘yle kurduğu hemhal olma biçiminin, empati ve derin bir şefkatle harmanlanmış halidir, diyor Ohannes Şaşkal.
İnsana, doğaya ve sokağa dosttur Gigo; nüktedandır, hüzünlüdür, muziptir. Kimi zaman evsiz bir avaredir, kimi zaman da gökyüzüne bakarak hayaller kuran bir filozof çıkar şiirde karşımıza.
Gigo, kent alt kültürünün, yoksulluğun ve gündelik yaşamın sınavlarını sırtında taşıyan bir sınıfın temsilcisidir. Yoklukla amansız kavgası sürer Gigo’nun. Ama ne olursa olsun kavga onu asla boyun eğmeye, el açmaya ya da gururunu ezdirmeye götürmez. O, sınıfının da kendi varlığının da son derece farkındadır. Hayatı ciddiye almaz gibi görünür, dalgasını geçer; bazen bulutların üstüne kurar evini, bazen bir gece sisini yorgan yapar. Aman aman mevsim kışa dönüp kar, yağmur bastırınca gariplerin omzuna binen yük amansızlaşır. Gigo işte o soğukta bile kedilerin mırıltısıyla ısınmayı, toprakla güneş arasındaki o mütevazı yerini sevmeyi bilir.
Orhan Veli’nin paltosunu sattığı kişi Gigo değildir kesinlikle. O paltoyu alıp sokakta kostak gidenin arkasında başını sallayarak mırıldanan kişidir Gigo.
Edebiyat tarihimizde Orhan Kemal’in Bekçi Murtaza’sına komşu kıldığım Gigo, emeğiyle var olma arzusundadır. Zaman zaman ‘Müsü Gigo’ olarak anılmak ister. Kendinden caymak ve yükselmek için değil inanın görülmek, saygı duyulmak ve emeğinin karşılığını almak onun da hakkıdır çünkü.
Bütün evler birbirine benzerBütün ev halkı birbirineGigo’ya kem gözle bakmayınMüsü Gigo’dur o kendi mahallesinde
Mahalle desen benzemez mahalleyeEv desen benzemez eveGigo desen benzemez MüsüyeAcayip bir dünyadır bu
Kente dahil olamayanların mahalle özlemi
Ben galiba bu sıralar komşum Mıgırdiç Margosyan’ı ve ağabeyim Bay Tomo’yu çok özlediğimden sürekli aynı mahallede dolaşıyorum.
Size bahsetmek istediğim şey başka. Keşke........
