BİR RAMAZAN HİKAYESİ
Bir Ramazan ayına daha kavuştuğumuz bu günlerde,her Ramazan olduğu gibi bir hikayem daha var size...
Padişah, Kölemin Kölesi
Devrin birinde padişahın biri Ramazan ayı girdiği vakit,ikindiden sonra akşama kadar davulcuların şenlik yapmalarını ve çalgılar çalmalarını emrederdi.Böylece hem vaktin geçmesini hem de açlığın tefsirini unutmayı sağlamak isterdi.Çünkü oruç ekseriyetle ikindiden sonra insanlara şiddetle tesir ederdi.Yine bir Ramazan ayıydı ve padişah oruçtan fazla incinmemek için davulculara haber saldı.
Bir gün bir yandan çalgıcılar bir yandan davulcular tokmaklarıyla sokakları inletirken, bir Kamil-i Şeyhin yolu geçer buradan.Bakar ki çalgılar çalıyor,davullar vuruyor,her yerde kıyamet kopuyor.Kendi kendine;"şu kötülüğü kaldırmalıyım ve padişahı bu gafletten uyandırmalıyım.Çünkü bu an iftar anıdır, rahmet ve mağfiretin coştuğu bir zamandır.Bu zamanda bu çeşit hareketler müslümanlara gerekmez " der.
Padişahı uyarmak için saraya doğru yol alır.Davulları , çalgıları susturmaya çalışır.Saraya yaklaştığı bir an padişah onu saraydan görür,seyretmeye başlar.Sonra da merakından ihtiyarı huzuruna getirmelerini emreder.
Padişah huzuruna gelen ihtiyara sorar:
"Şu........
© Denge
