menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

REZALETİN SONU “FELÂKET”TİR

40 0
11.05.2026

İnsan, fıtratı gereği güzelliğe, doğruluğa, iyiliğe, adalete, merhamete meyillidir. Fakat ne zaman bu fıtrî yönünü ihmal ederse; o zaman rezalet başlamaktadır. Rezalet; sadece ahlâkî bir çöküş değil, aynı zamanda insanın kendi özüne ihanetidir. Her ihanet gibi, bunun da bir bedeli vardır. O bedelin adı ise kaçınılmaz olarak “felâket”tir.

Rezalet, küçük bir tavizle başlar. “Bir defadan ne olur?” diye başlayan cümleler, zamanla karakteri kemiren bir alışkanlığa dönüşür. Yalan, ilk söylendiğinde insanı rahatsız eder; fakat tekrarlandıkça sıradanlaşır. Haksız kazanç, ilk elde edildiğinde vicdanı sızlatır; fakat devam ettikçe normalleşir. Rezalet tam da bu noktada kök salar. Normalleşmiş yanlışlar, alışkanlığa dönüşmüş günahlar ve savunulan hatalar rezaleti derinleştirir.

Kur’ân-ı Kerîm’de Cenâb-ı Hak; “Hayır! Doğrusu onların kazandıkları kalplerini paslandırmıştır.” (Mutaffifîn, 14). buyurulmaktadır. Günahın ve rezaletin kalpte bıraktığı iz, pas gibidir. Önce ince bir tabaka, sonra kalbi tamamen kaplayan bir karanlık ve katılık oluşur. İnsan bu aşamada doğruyla yanlışı, hakla batılı birbirinden ayıramaz hâle gelir. Bu hâl, felâketin en tehlikeli aşamasıdır. Çünkü kişi, yanlış yaptığını bile fark etmez.

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) bir hadis-i şeriflerinde; “Kul bir günah........

© Denge