menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

MEVEDDET EVLİLİĞİ...

13 0
07.08.2026

Modern kapitalist düzen yalnızca üretim biçimini, ticareti ve tüketimi değiştirmemiş; insanın aileye, eşe, zamana ve hatta mutluluğa bakışını da dönüştürmüştür. Geleneksel ailede hayatın merkezi ev, aidiyet ve dayanışmayken; modern düzende birey, kariyer, gelir, tüketim ve kişisel özgürlük olmuştur. Bu dönüşümü sadece “kadının evden çıkarılıp çalışma hayatına sokulması” şeklinde okumak eksik kalır. Çünkü kapitalist sistem aslında hem kadını hem erkeği ekonomik üretimin ve tüketimin bir parçası hâline getirmiştir.

Ev içinde yapılan çocuk yetiştirme, yaşlıya bakma, yemek hazırlama, aileyi bir arada tutma gibi faaliyetler ekonomik değer ölçülerinin dışında görülürken, ücret karşılığı yapılan iş; statünün ve başarının temel göstergesi sayılmaya başlanmıştır. Böylece insanın kıymeti; yaptığı fedakârlıktan çok kazandığı para ve elde ettiği kariyer üzerinden ölçülmektedir.

Kadının ekonomik bağımsızlık kazanması; aileyi bozan bir gelişme değildir. Ekonomik güvence, eğitim ve çalışma hakkı kadını mağduriyet ve zorunlu bağımlılık karşısında güçlendirebilir. Asıl problem, ekonomik bağımsızlığın aile içindeki karşılıklı bağımlılığın düşmanı hâline getirilmesidir. “Kimseye muhtaç olma!” anlayışı zamanla “Kimse için fedakârlık yapma!” noktasına ulaşırsa, aileyi ayakta tutan ruh zayıflamaya başlayacaktır. Çünkü aile; birbirine hiç ihtiyaç duymayan insanların ortaklığı değil, birbirine ihtiyaç duymaktan utanmayan insanların dayanışmasıdır. Kur’ân-ı Kerîm evliliğin merkezine ekonomik ortaklığı değil, meveddet ve rahmeti koymakta; “Aranıza sevgi ve merhamet koyması da O'nun varlığının delillerindendir.” (Rûm/21). buyrulmaktadır. Meveddet; yalnızca romantik bir sevgi değil; ahiplenmek,........

© Denge