menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

GÜVENİN ÇÖKÜŞÜ...

236 0
27.07.2026

İnsan topluluklarını yıkmak için her zaman; silaha, paraya veya büyük ordulara ihtiyaç duyulmaz. Bazen bir fısıltı, bazen isimsiz bir ihbar, bazen de "Dikkat edin, aranızda hain var!" sözü, yıllarca kurulmuş güveni birkaç gün içinde yerle bir etmeye yeter. Çünkü güven ağır ağır inşa edilir, şüphe ise rüzgâr gibi yayılır.

Şüphe; delil aramaz, açıklama beklemez, ispat istemez. Onun en büyük gücü; insanların zihninde oluşturduğu belirsizliktir. Bir defa şüphe tohumu ortama düştü mü, artık herkes birbirine farklı gözle bakmaya başlar. Aynı sofrayı paylaşanlar birbirinden kuşku duyar, aynı davaya omuz verenler birbirini sorgular. Böylece dışarıdaki düşman hiçbir şey yapmadan içeride çözülme başlar. Tarih bunun sayısız örnekleriyle doludur.

Devletler, cemiyetler, ilim halkaları, siyasi hareketler ve hatta aileler bile çoğu zaman dış saldırılarla değil, içeride büyütülen güvensizlikle sarsılmıştır. Çünkü insanlar birbirine güvenmediğinde ortak hedef de kaybolur. Aynı gemide bulunanlar, gemiyi yüzdürmek yerine birbirinin kamarasını kontrol etmeye başlar.

Kur'ân-ı Kerîm bu sebeple zanna karşı çok açık bir uyarıda bulunur; "Ey iman edenler! Zannın çoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır..." (Hucurât,12). Allah Teâlâ, "Bütün zanlardan uzak durun." dememiştir; fakat insanı hakikatten uzaklaştıran, delile dayanmayan zanların toplumu çürüteceğini........

© Denge