menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Samsun'u Tanıtmak Değil, Ona Gönül Vermek Gerek

9 0
05.02.2026

Yanıbaşımızda, her mevsim ayrı bir hüzünle, ayrı bir coşkuyla akan bir hayat var. Adını söylerken dudaklarımızda "samimi" kelimesinin sıcaklığını hissediyoruz: Samsun.

Giden gemilerin ardından bakakalan, gelenleri bağrına basan bir limandır burası. Hüzünlü bir martı çığlığı gibi içimize işleyen, tuzlu bir Karadeniz rüzgarıdır. 1919'un o sisli sabahında, milletin makus talihini yenmek için atılan ilk adımın toprağıdır. O gün Bandırma Vapuru'ndan inen ayak izleri, sadece kuma değil, bir milletin kalbine kazınmıştır. Bu şehir, tarihin soluk sayfalarında değil, her köşesinde yaşayan, nefes alan bir hatıradır.

Samsun, sabahları balıkçı teknelerinin şarkılarıyla uyanır. Sahilde yürürken, dalgaların size fısıldadığı binlerce hikaye duyarsınız: Bir Amazon kadınının savaş narası, bir tütün işçisinin türküsü, üniversiteye yeni başlayan bir gencin heyecanı... Tüm bu sesler, şehrin kalp atışını........

© Denge