menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

MEKKE'DEKİ İMZA

5 0
previous day

Bazı anlaşmalar vardır, imzalandığı günün ötesinde anlam taşır.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında Mekke’de imzalanan ortak savunma anlaşmasını ben böyle görüyorum.

7 Ağustos’ta atılan imza, yalnızca üç ülke arasında bir askerî iş birliği anlaşması değil.

Ortadoğu’nun güvenlik dengelerinin yeniden şekillendiği bir dönemde Türkiye’nin bölgesel ağırlığının arttığını gösteren önemli bir gelişme.

Anlaşmanın en dikkat çekici tarafı, taraflardan birine yönelik silahlı saldırının üç ülkenin ortak güvenliğine yönelik saldırı olarak değerlendirilmesi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın da belirttiği gibi bu anlayış teknik açıdan NATO’nun 5. maddesine benziyor.

Elbette ortada NATO’nun aynısı olan bir yapı yok; ortak ordu ve birleşik komuta sistemi bulunmuyor.

Ancak üç ülkenin birbirlerinin güvenliğini ortak bir mesele olarak kabul etmesi başlı başına ciddi bir caydırıcılık oluşturuyor.

Bence anlaşmanın Türkiye açısından asıl önemi burada.

Türkiye artık yalnızca kendi güvenliğini korumaya çalışan bir ülke değil; başka ülkelerin güvenlik hesaplarında da önemli bir aktör.

Bunun arkasında Türkiye’nin NATO üyeliği kadar, son yıllarda geliştirdiği savunma sanayii, askerî tecrübesi ve çok yönlü diplomasi anlayışı bulunuyor.

Türkiye bir yandan NATO içindeki konumunu koruyor, diğer yandan Pakistan’la stratejik ilişkilerini, Suudi Arabistan’la savunma iş birliğini ve Körfez ülkeleriyle ekonomik bağlarını güçlendiriyor.

Birleşik Krallık'la savunma ortaklığını sürdürürken Mısır ve diğer bölge ülkeleriyle de yeni diplomatik kanallar açıyor.

Bu........

© Denge