Az Sosyal Olmadan Geçen Bir Ömür: Kamu Entelektüeli Olarak İlber Ortaylı
İZLE Çavuşesku’nun Termometresi 2’li Görüş İki Savaş Bir Yazar Cumhuriyet’in Edebiyatı Varsayılan Ekonomi Yakın Tarih Tümünü Gör
Çavuşesku’nun Termometresi
Cumhuriyet’in Edebiyatı
OKU Yazılar Röportajlar Çeviriler D84 INTELLIGENCE Asterisk2050 Yazarlar Kitap Yorum
D84 FYI Hariçten Gazel ABD Gündemi Avrupa Gündemi
Az Sosyal Olmadan Geçen Bir Ömür: Kamu Entelektüeli Olarak İlber Ortaylı
İlber Ortaylı’nın arkasından yazılan yazılarda öne çıkan bir kanaat var. Ortaylı için “biraz daha az sosyal” olsaydı vurgusu epeyce dillendirilmiş.
Önemli isimler, onun daha yüksek bir kariyere ulaşması için aynı noktaya atıfla, hocanın, Murat Bardakçı’nın ifadesiyle “Türk Bernard Lewis” olabileceğini ya da onun ayarında bir isim haline gelebileceğini dile getiriyor.
Buradan yola çıkarak ben de şunu yazmak isterim: Hoca az sosyal olsaydı, alan katkısı genişler ve belki daha fazla eser ve ciddi yayınlar geride bırakabilirdi. Lakin, özellikle 2000’li yıllarda, ülke genelinde derinleşen Cumhuriyet–Osmanlı fayında kalıcı bir onarma hattı çekme görevini kim üstlenecekti? Ya da böyle bir görevi üstlenmeyecekse, entelektüel tarihçinin görevi ne olabilirdi ki?
İlber hoca, değişen kaynaklara ve modern hafızaya söz söyleyerek üretim işine farklı bir yerden baktı sanki. “Her zaman derinleşmek değildir belki de doğru olan; yatay bir yaygınlaştırma da gereklidir” düşüncesine, kendi enerjisiyle olabildiğince katkı sağlamaya çalıştı.
Taha Akyol da yazısında hocanın şu ifadesine yer veriyor: “Mezopotamya tatlılarını Balkanlara götüren, Osmanlı düzenidir.” Bu ifade; onun kültür tarihine işaret etmekten geri durmayan tavrını ortaya koyarken, aynı zamanda alanında derinleşip disiplinler arası geçişleri günümüzün dili ve içeriğine dönüştürebilme kabiliyetini de gözler önüne seriyor.
Rusça, Arapça, Farsça dâhil dokuz dili bilen ve konuşan; bu dillerdeki arşivlerde çalışmalar yapmış, sadece arşivle sınırlı kalmayıp bu dilleri kullanan önemli isimlerle fikir teatisi geliştiren bir kamu entelektüeli olarak İlber Ortaylı, hayatında hiç derse girmemiş ev hanımlarının, hatta hâlâ liseye giden bir öğrencinin dahi hocası olmayı başarabilmiştir.
Aslında yaptığı işi, yapma gayesi ve ortaya çıkan sonuçlar ekseninde değerlendirdiğimizde, konuya bakışı ile geride bıraktıkları arasında bir çeşitlilik olduğu da görülmektedir.
Uzunca yıllardır özellikle sosyal medya için kısa içerikler üretmesi, hocanın konuya kendi yaşıtlarından farklı bir yerden baktığının açık bir göstergesidir. Belki dostlarının arzu ettiği uluslararası tanınırlık açısından, evinde oturup daha fazla “eski usul” üretim yapmak daha........
