menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Umudu canlı tutabilmek

32 0
26.07.2026

Sadece sanat değil... Sanat ve toplumsal umut yan yana gelip kucaklaştı mı aynı anda insanı müthiş besliyor. Nasıl mı? Anlatayım.

Önceki akşam Çeşme Açıkhava Tiyatrosu’nda Fazıl Say Jazz Quintet konserindeydim. Uzun zamandır bir konserden bu kadar etkilenmemiştim. Anadolu’nun köklerinden yükselen ezgiler, cazın özgür ritimleriyle öylesine doğal buluşuyordu ki insan hem geçmişine hem geleceğine aynı anda bakabiliyordu. Üstelik o ezgiler, ritimler, yüreğimde her daim canlılığını ve yeniliğini muhafaza eden şiirlerle sarmaş dolaştı.

Konsere dalmadan önce, iki üç gündür içimde büyüyen toplumsal umudu vurgulamalıyım. Özgür Özel ve yol arkadaşları olağanüstü, doğaüstü, insanüstü bir güç, bir enerji, bir sinerji, bir umut yayıyor ve bunda çok da başarılı oluyor. Yeni Parti’nin tüm seçimleri (kuruluş tarihi, mekânı, logosu, insan seçimleri ve söylemi) bence çok başarılı. Daha kuruluşunu ilan ettiği gün, Meclis’teki durumu, ana muhalefet partisi olması önemli bir gösterge. Eski CHP’nin zavallı ve aciz hali de öyle...

Bazı akşamlar yalnızca yaşanmaz; insanın içine yerleşir. Önceki akşam Çeşme Açıkhava Tiyatrosu’nda öyle bir geceydi.

Fazıl Say Caz Beşlisi’nin yorumu gökyüzüne yükselirken Ege’nin rüzgârı onları usulca alıp zeytinliklerin, denizin tuzlu kokusunun arasına bıraktı. Caz, Anadolu’nun kadim sesleriyle buluştu; birbirine hiç yabancı olmayan iki eski dost........

© Cumhuriyet