Şafak sökerken...
Günlük yaşamımız içinde, çoğunlukla yatakta, derin uykuda olmamızdan mı bilinmez, şafağın söküşünü uyanık izlediğimiz günlere ilişkin anılarımızın olumlu izleri kalır. Mecazi anlamı da güzeldir. Karanlığın gidişi, hele de güzel havada, güzel ortamda izleyebildiğimiz anlara dönük olarak kırmızı ışığa geçişin güzelliği, aydınlık günler dileğimizin değeri bir yana, çok daha etkili, mutluluk vericidir.
Sözün özü, insanlık adına da insanca yaşamaya dönük gelişmelerin söz konusu olacağı günlere kavuşmanın geçişlerinin tarihe kazıldığı süreçler, insan haklarının gaspları, çok acılı bedellerin ödetilmesi süreçlerinin çok daha ağır olduğundan mıdır nedir bilinmez, unutulamaz, bilinçaltımıza da kazılmış olarak dururlar. Çok yakın günlerde, ülke çapında tüm yaşayanlarımız için geçerli, yaşamımızın her alanına dönük kayıplar katlandıkça toplumsal kazanımlarda en ileriye gidilebilmiş yakın tarihlere dönüş özlemlerinin patlayışının bir anlamı yok mu?
Yaşını almış bir gazeteci olarak 1960’lı yılların anayasal, yasal kazanımlarından beslenen kuşakların, 1968’li yılların gençlik için eğitim, işçiler için sendikal hakların kazanımlarındaki patlamayla gelen kazanımlar yetmez. Toplumsal, siyasal alanlar, meslek örgütlenmelerinin örgütlü güçlenmelerine,........
