‘Dijital vicdan’
2025’i uğurlayacağımız günlerde “Türk Dil Kurumu 2025 yılının kelimesi/ kavramı”nı açıkladı. Gazetem Cumhuriyet’ten Rengin Temoçin aradı, konuştuk. Bir de adını, gazetesini saklamayan başka bir muhabir aradı. Asıl haber, resmi TDK’nin açıklaması değil, onun değerlendirmeleriydi:
“Hocam bizimkiler, haberi olduğu gibi sayfaya koydular. Çünkü haberde iktidar vardı. Beni görevlendiren filan olmadı, merak ettiğim için sizi aradım. ‘Dijital vicdan’ Türkçe sayılır mı? Kayıt yapmıyorum, bu sohbeti yazsam, bizimkiler kullanmaz. Konuşmak istemezseniz...”
Sözcüklerini seçerek konuşan genç muhabir yirmili yaşlarda... Büyük bir kentte doğmuş, liseyi burada, üniversiteyi Anadolu’da küçük bir kentte bitirmiş. Kalabalık ailesi, “orta karar muhafazakâr”mış. Okulunu bitirince her işi yapmış. Yayın siyasasına “bazen sıcak, bazen ılık” baktığı gazetesine ekonomik nedenle bağlıymış.
Zamanım vardı... Dinliyordum.
“Hocam, size bir sorum bir de eleştirim var” dedi, durdu: “Bir dakika, Cumhuriyet’teki açıklamanızı açacağım. ‘Dijital vicdan’ çok mantıklı, akıl açıcı, vicdanı rahatlatıcı bir tamlama değil’ demişsiniz. Tamam, dilci olarak eleştirebilirsiniz. Ama siz Atatürkçüsünüz. Atatürk’ün kurduğu Türk........© Cumhuriyet
