menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Değişim dalgası dipten geldiğinde (2)

39 0
latest

“Atado y bien atado...” İspanya’ya 40 yıl damgasını vuran Francisco Franco’nun asla unutulmayan, darbımesel kıvamındaki sözleridir.

“El Caudillo”-Türkçe okunuşuyla “Kaudilyo” ya da “Reis”-bu sözleri, hayatının son döneminde geride bırakmaya hazırlandığı kişisel düzenini bizzat “teminat altına aldığını” ifade etmek için sarf etmişti.

“Tüm kurumlar sıkı sıkıya bağlandı, sağlama alındı. Hiç merak etmeyin, benden sonra artık yaprak oynayamaz!” anlamındaki sözler, yandaşlara “Kaudilyosuz günler için de kesin güvence vermek için” söylenmişti:

“Endişeye mahal yok. Tüm sürprizlere kapıyı kapattım. Benden sonrası doğrultusunda da rejimin devamı için her önlemi aldım” denmekteydi.

Gelin görün ki, evdeki hesap çarşıya uymadı.

Kaudilyo plan yaparken ulusal yazgının da başka planları varmış.

Franco’nun sıkı sıkıya bağladığı ipler, ölümünün ardından bir tılsımlı el değmişçesine çözülüverdi.

“Tılsımlı el”, İspanyol toplumunun kendisiydi.

Francisco Franco, 40 yıl öncesinde dizginlerini kavradığı bir toplumun kodlarıyla konuşuyordu.

Kodlar, zaman içinde değişmiş, başkalaşmıştı.

Öyle ki, “generalissimo”nun en yakın çevresindeki siyasiler bile, yaşlı başkanın ölümü ardından “reformculuğa” yatay geçiş yaptılar.

Aralarında en tanınmışı ve bilineni “demokrasiye geçiş”in ilk başbakanlardan Adolfo Suarez’dir.

Franco dönemi bakanlarından olan Suarez; yeni dönemde başbakanlığa oturur oturmaz derhal siyasi tutuklulara af çıkartmış ve yasadışı olan komünist partiyi de........

© Cumhuriyet