menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Canavarların bahçesinde

29 0
previous day

Almanya bugün gene sandıkta.

Bu kez de Berlin ve eski Doğu Almanya -DDR- eyaletlerinden Mecklenburg-Vorpommern’de eyalet seçimleri var.

Berlin’de Sol Parti adayı Elif Eralp ile CDU-Hıristiyan Demokrat Stefan Evers yarışacak. Ama ülke açısından dananın kuyruğu asıl, Baltık’taki liman kenti Rostock’u da barındıran, nüfusu 1.6 milyonu geçmeyen Mecklenburg-Vorpommern’de kopacak.

Kıl payıyla da olsa aşırı sağ AfD (Almanya için Alternatif) burada 1. parti çıkarsa şansölyeliğin hakkını 16 aydır veremeyen Merz’in raf ömrü tamamlanacak.

15 gün önce keza gene eski DDR eyaletlerinden olan Saksonya Anhalt’ta yüzde 44 oyla ezici zafer kazanan AfD’nin, Mecklenburg’da da başat parti olması halinde, Friedrich Merz koltuğunu kolayca koruyamayacak.

AfD’nin durdurulamayan yükselişi yeni değil.

On yıllık geçmişi olan parti, iki yıl önce eylül ayında (gene eski DDR’da bulundan) Thüringen’in eyalet seçiminde ilk parti olarak tarihi zafer kazandı. Almanya’da Nazi döneminden beri ilk kez aşırı sağ bir parti, eyalet seçimlerinde yüzde 33 alarak 1. parti oldu.

Aynı yıl haziranda yapılan Avrupa Parlamentosu seçimlerinde keza, AfD’nin zincirlerinden boşalan sağı Hıristiyan Demokratların ardından 1. parti oldu. 2025 Şubat’ındaki genel seçimlerde de arkadan, yüzde 21’le ulusal düzeyde 2. parti olmayı başardı.

Yani geri çevrilemeyen bir yükseliş söz konusu. Aşırı sağ partiler bağlamında bu, Avrupa genelinde hissedilen bir ivme. Hepsinin ayrı tarihleri ve öyküleri var. Ama ortak bileşenleri “göç ve yabancı nefreti”.

Almanya’da nefret ne ki artık histerik bir nöbete dönüşmüş durumda.

Ödüllü belgesel kanalı PBS Frontline’da AfD üzerine izlediğim yeni bir belgesel, farklı Avrupa ülkelerinde konuyu yıllardır izleyen bende bile şok... şok...........

© Cumhuriyet