menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

‘Geç başımıza!’

76 0
14.07.2026

Deprem sadece bir doğa olayı değildir. Günlük yaşamda da toplumu sarsan, beklenenden farklı sonuçlanan olaylar için “Deprem etkisi yarattı” denir.

Bu bağlamda şöyle bir tanım üretebiliriz:

Türkiye, siyasi depremler ülkesidir!

Nasıl doğadaki deprem için “Neden oldu” sorusu yerine bu gerçekle yaşamanın kaçınılmazlığını konuşuyorsak, siyasal depremler için de aynı şeyi söyleyebiliriz.

Şu anlatımı yıllar önce bir jeoloji profesöründen dinlediğimde şaşırmıştım:

- Deprem toprağı da altüst eder. Bir başka deyişle nefes aldırır. Deprem bölgeleri aynı zamanda verimli ovalardır!

Siyasal deprem için de benzer bir tanımlama yapabiliriz.

Yakın tarihten örnek vermek gerekirse; milli görüş çizgisinden yargının tetiklediği depremlerle üç parti fışkırdı. 2000’li yıllarla birlikte AKP, YRP, SP toplamsal tabanlarında belli farklılıklar olsa da her biri değişik açılımlar yaparak yoluna devam ediyor.

Milliyetçi çizgi 2017’den bugüne adım adım dört partinin paylaştığı bir zemin haline geldi. MHP’den ayrılanlar İYİ Parti’yi, İYİ Parti’den ayrılanlar Zafer Partisi’ni ve Anahtar Parti’yi kurdu. Bu süreci........

© Cumhuriyet