Sazlıdere’den beton dereye: Çılgın proje
Dönemin başbakanı olan Recep Tayyip Erdoğan “çılgın projesini” açıkladı. Bugün Kanal İstanbul olarak bilinen projenin amacının da boğaz trafiğini azaltacak bir su yolu projesi olduğu belirtildi.
2019 sonunda ÇED raporu hazırlandı ve olumlu rapor verildi. 2020’de ise imar planları askıya çıkarıldı. 2021’de de ilk ihale olan “Sazlıdere Köprüsü” ihalesi yapıldı.
Projenin maliyeti 75-80 milyar dolar olarak açıklandı, ancak sonrasında ulaştırma bakanı maliyetlerin ilk hesaplamaların üzerine çıktığını belirtti. Kanal, köprüler ve bağlantı projelerinin toplam maliyetinin 100 milyar doların üzerinde olacağı tahmin edildi.
Proje ne olacak diye beklerken bir anda yükselen Sazlıdere Köprüsü’nün ayaklarını gördük. Sonrasında ise Sazlıdere Barajı’nın hemen kıyısına yapılan şantiyeleri gördük.
Tam burada İSKİ devreye girdi.
Yasal olarak da havzanın koruyucusu durumunda olan İSKİ, havzanın kırmızı bölgelerine yapılan şantiyeler ile ilgili yıkım kararı aldı. Ancak mahkemeden bu karar durduruldu. İtiraz edildi, tekrar yıkım süreci başladı ancak yine durduruldu. Mahkeme süreci devam ederken binalar da yükselmeye başladı.
İSKİ olur vermeden, Arnavutköy Belediyesi’nden alınan izinlerle binalar kaçak şekilde inşa edilmeye başlandı. İSKİ mahkemede itirazlarına devam etti. Havzanın koruma alanlarının kırmızı noktasına yapıldığını, Sazlıdere’nin İstanbul’un içme suyunu karşıladığını anlattıysa da fayda etmedi.
Çünkü........
