menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sandık anlamını yitirmemeli

20 0
05.10.2026

Demokrasi açısından çok ciddi bir sınamayla karşı karşıyayız. En temel ilkelerden biri risk hattında: “Sandık ve sonuca saygı”. 

Seçme-seçilme hakkı ve millet iradesinin yansımasının olmazsa olmazı sandık ve sonuca saygı konusu büyük bir tartışmanın içine çekiliyor. “Suçlu sandık” diyemeyeceğimize göre yanlış yollara karşı partiler üstü net duruş şart. Ama “ama”lar bitmiyor; demokratik, laik, hukuk devleti ilkesindeki aşınmalar sürüyor. 

Yerel seçimlerde muhalefetin kazandığı yerlerde iktidar cephesi namına bir tuhaf “transfer yolculuğu”nu hep birlikte izliyoruz. CHP’ye mutlak butlan kararı, partinin dağılması, YENİ Parti’ye baskının tam gaz sürmesi derken tartışmalı tutuklamalar, şafak operasyonları, “bagajı dolu” olanların iktidara boyun büken halleri, yandaş/rant ilişkileri, üye/başkanların seçildikleri partiden taban tabana zıttına geçivermelerinin sonu gelmiyor. Operasyonlar, “transferler” sıklaşıp tehlikeli bir sıradanlığa geçtikçe aldığı oy adresini tersine çevirenin, utanma çizgisini aştığı görülüyor. 

Muhalefetin elindeki büyükşehir belediyelerine yönelik operasyonlarda son durak geçen hafta Mersin oldu. Kimi yorumda Vahap Seçer’in olası bir cumhurbaşkanlığı adaylığının önünün kesilmesinin amaçlandığı iddia edildi. İstanbul’da Üsküdar Belediyesi’ne yönelik demokratik ilkelerle bağdaşmayan tavır tartışılırken yeni dalgalara Eyüpsultan ve Ataşehir de eklendi. Sürecin taşlarının İBB’ye doğru döşendiğine........

© Cumhuriyet