Umutsuzlar...
Eğer belleğimiz bizi yanıltmıyorsa ilk gençlik yıllarımızda, ünlü sinema sanatçımız Yılmaz Güney’in yazı başlığımızla örtüşen bir filmi vardı. Gençlik dönemlerimizin kahramanı, bir bakıma rol modeli olan Güney’in, hemen her filminin ismi bile topluma önemli mesajlar verirdi. Dün enflasyonla ilgili açıklanan son rakamlar, ister istemez bizde umutsuzlukla ilgili çağrışımlar yarattı.
“Umutsuzlar”ı bugünlerde anımsayıp yazı başlığı yapmamızın elbette daha birçok nedeni var. Günümüzün bol sıkıntılı ve sorunlu ortamında, insanımızı umutsuz kılacak o kadar çok neden var ki! İnsan doğrusu hangisini öne çıkaracağını şaşırıyor. Ama umutsuzluğun en yaygın olduğu kesimi, herhalde öncelikle işsizler oluşturuyor.
İşsizlik sarmalı her geçen gün daha çok insanı ve aileyi kuşatıyor. Hele hayata yeni atılan ve eğitimli olan gençler arasındaki işsizlik oranı, giderek daha da yükseliyor. Bu olumsuz durum pek çok aileyi de derinden etkiliyor. İstendiği kadar pembe tablolar çizilmeye çalışılırsa çalışılsın, gerçeklerin üstü örtülemiyor.
İşsizlikle ilgili çarpıcı veriler var. Aslında işsizlik rakamlarına, öncelikle geniş tanımlı işsizlik oranları üzerinden bakmak gerekiyor. Bu oran mart ayında yüzde 31.5’e çıktı. Bu rakamla, en son 2025 Haziran ayında görülen tarihi zirveye yeniden çıkılmış görünüyor. Dar ve geniş tanımlı işsizlik arasındaki makas da giderek........
