İklim krizi de ekonomik kriz de yurttaşı zorluyor
Başta Ege ve Akdeniz bölgeleri olmak üzere, ülkemizin önemli bölümünde sıcak bir yaz mevsimi yaşıyoruz. İklim krizi, Avrupa’nın birçok yerleşim alanı ile birlikte ülkemizi ve insanımızı da olumsuz etkiliyor. Pek çoğumuz günlük yaşamımızda bunu derinden duyumsuyoruz.
Yalnızca kentlerdeki günlük yaşam değil, hayatın birçok alanı da iklim krizinden etkileniyor. En başta da tarımsal üretim daha zor ve maliyetli hale geliyor. Tarımda işler giderek zorlaşıyor. Ekonomik sorunların yanı sıra, çiftçiyi bir de iklim koşulları vuruyor. En başta sulama sorunu ve maliyeti artıyor. Ürünün yetiştirilmesi daha da zahmetli ve pahalı hale geliyor. Sonuçta bütün bu olumsuzluklar elbette tüketiciye de yansıyor.
İKLİM KRİZİNİN YANSIMALARI
Bugünlerde Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği ve benzeri kuruluşlar tarafından düzenlenen iklim değişikliği ile ilgili toplantılar-konferanslar ardı ardına yapılıyor. 9-20 Kasım’da Antalya’da yapılacak COP31 buluşmasına hazırlanılıyor. İlgililer ve iklim aktivistleri kapsamlı hazırlıklar yapıyorlar. Öte yandan, Avrupa kıtası da artan orman yangınları ile boğuşuyor.
Uzmanlara göre, son yıllarda artan kuraklık, orman yangınları, düzensiz yağışlar ve tarımsal üretimde yaşanan sorunlar iklim krizinin sonuçları. Dünya başta bu tehdidin büyüklüğünü yeterince kavrayamadı ancak zamanla işin ciddiyeti anlaşıldı. Orman yangını sayısı ve riski arttı. Bu iklimsel olumsuzluklar en başta tarımsal üretimi derinden etkiledi-etkiliyor. Tarım yapmak daha maliyetli ve zorlu hale geliyor. Gıdaya erişim de zorlaşıyor.
EKONOMİK KRİZİN ETKİLERİ
Ekonomideki sorunlar da üreticiyi vuruyor. Başta gübre, zirai ilaç ve akaryakıt olmak üzere tarımsal girdilerin maliyetlerinde olağanüstü artış yaşanıyor. Buna karşın üretici binbir emek ve zorlukla yetiştirdiği ürününü satarken zorlanıyor. Emeğinin, alınterinin karşılığını alamıyor. Kazanamayan çiftçi, sonuçta tarımsal üretimden çekilmek zorunda kalıyor.
Buna koşut olarak tarımda borç krizi de derinleşiyor. Haciz işlemleri tarladaki ve depodaki ürünlere kadar uzanıyor. Borcunu ödeyemeyen çiftçinin traktörü, tarlası, dalındaki ürünü haczediliyor. Tarım sektörünün takibe uğrayan borcu, son bir yılda üçe katlandı. Sektörün bankalara olan borcunun 1.5 trilyona ulaştığı açıklandı. Üreticiyi rahatlatacak acil önlemler alınması isteniyor.
OLAN YURTTAŞA OLUYOR!
Ekonomik krizin ve iklim krizinin ortaya çıkardığı sorunlar, elbette üreticinin yanı sıra tüketiciye de yansıyor. Başta gıda olmak üzere hemen her türlü ürün, giderek daha da pahalı ve erişilmez hale geliyor. Bundan da en başta dar gelirli geniş aileler etkileniyor.........
