Üretici battı, halk zehirleniyor
Yaşadığımız ekonomik kriz ve enflasyonist dönemin yarattığı baskının en çok hissedildiği alanlardan biri tarım sektörü.
Türkiye’de tarım üreticileri son yıllarda artan gübre, mazot, tohum ve ilaç maliyetleriyle mücadele ederken tüketiciler de raflarda giderek yükselen fiyatlarla karşı karşıya.
Mazot, gübre ve yem gibi temel girdilerde son iki yılda yüzde 100’ün üzerinde fiyat artışları yaşandı. Türkiye başta buğday olmak üzere 21 tarım ürününde açık veriyor. Döviz kurlarındaki dalgalanmalar da ithal edilen tarım ürünlerinde fiyat istikrarsızlığını artırıyor.
Artan maliyetler nedeniyle çiftçiler ekim alanlarını daraltıyor ya da üretimi tamamen bırakmak zorunda kalıyor. Gıda enflasyonu hızla yükselirken temel besin maddelerine ulaşım da zorlaşıyor.
Bu da tüketicilerin sofrasına doğrudan yansıyor. Tüketici talebinde azalma yaşansa da maliyet baskısı üreticiler için sürdürülebilir bir fiyatlandırmayı mümkün kılmıyor.
Tarım sektöründeki enflasyonist baskıların yarattığı bir başka sorun var ki çok daha büyük. Toplum sağlığını tehdit eder hale gelen gıda güvenliği...
Hemen her gün ya Avrupa’dan ya Rusya’dan domates, salatalık, biber, limon, çilek, üzüm, incir zararlı kimyasallar var diye ihracattan geri dönüyor.
Her dönen üründen........
© Cumhuriyet
