Omurga çöktü, mutfak göçtü
Türkiye’de ekonomik krizi yalnızca sanayi üretimi, ihracat rakamları ya da işsizlik tabloları anlatmıyor. Kriz en acı yüzünü sofralarda gösteriyor. Bir toplumun gelir dağılımı bozulduğunda, ilk değişen şeylerden biri tüketim alışkanlıkları.
Bir zamanlar orta sınıfın gündelik hayatının doğal parçası olan dışarıda yemek yeme kültürü de değişen alışkanlıklardan biri oluyor artık. Hepimiz için dışarıda yemek yemek titiz bir maliyet hesabına sıkışmış durumda.
Bir mekâna gidip mönüye bakmadan önce sıkı fiyat kontrolü yaptığımız bir dönemdeyiz. Sıradan bir öğle yemeği en az 500 TL. Üstelik sorun sadece artan fiyatlar da değil, kriz nedeniyle ne yediğimizi de bilmiyoruz artık.
Türkiye’de dışarıda yemek yeme kültüründe yaşanan dönüşüm, yalnızca sektörün değil, sınıfsal yapının da yeniden biçimlendiğini gösteriyor.
MALİYET, KALİTE, GÜVEN KRİZİ
Krizin kıskacında gıda işletmelerinin maliyet düşürme çabaları, tabaklardaki ürünlerin içeriklerinde çoktandır soru işaretleri yaratıyor. Ev dışı tüketim sektörü, ekonominin en kritik aynalarından biri. Restoranlar, kafeler, oteller, yemek şirketleri... Türkiye’de yüz binlerce işletmenin, milyonlarca çalışanın ve yüz milyarlarca liralık ticaretin döndüğü bu alan, ciddi bir kalite ve güven sorunu yaşıyor.
Sektör verilerine göre Türkiye’de 150 binin........
