Afette kadın olmak
“Kim ne anlatırsa anlatsın biz depremden çıkamadık. Hep o günü düşünüyoruz. 65 saniyede dünya altüst oldu, bir şehir öldü. O gece biz hepimiz öldük ama kalanlar yaşamaya mecbur bırakıldı.”
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde bu yıl Hatay’a davetliydim. Türkiye Serbest Muhasebeci, Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği’nin (TÜRMOB) “Afette Kadın” başlıklı toplantısında konuşmacı olmamı istemişti Başkan İrfan Hüseyin Yıldız ve Başkan Yardımcısı Yahya Arıkan.
Dünyada kurulan en eski üç şehirden biri olan, yok olmadan önce defalarca gittiğim, depremden hemen sonra da acılarını paylaştığım, hayran olduğum Hatay’a bu kez rahatsızlığım nedeniyle gidemedim.
Ancak insan bazı yerlere gitmese de zihni orada kalır. Ben de toplantıyı ekran başından izlerken depremi yaşayan Hataylı, Malatyalı kadınların anlattıklarıyla yüreğim yeniden yandı. Kendimi yeniden deprem bölgesinde, o çadırların ve konteynerlerin arasında buldum. Çünkü deprem bölgelerinde zaman başka akıyor.
6 Şubat depremlerinin üzerinden üç yıl geçti. Resmi rakamlara göre 50 binden fazla insan hayatını kaybetti. Yaklaşık 40 bin bina yıkıldı, 200 binden fazlası ağır hasar aldı.
Depremden etkilenen 11 ilde yaklaşık 14 milyon insan yaşıyordu. Bunun neredeyse yarısı, yani yaklaşık 7 milyonu kadındı. Deprem günü bölgede 130 bin hamile kadın olduğu hesaplanıyordu.
Bugün ise deprem bölgesinde 360 bin 455 kişi hâlâ konteynerlerde yaşamaya çalışıyor. En fazla konteyner nüfusu 156 bin 973 kişiyle........
