Durum vahim ancak umutsuz değil!
Sevgili okurlarım, yazıma başladığımda fıkra gibi bir hikâye aklıma düşüverdi. Efendim devletin birinde bir padişah varmış, gözü doymayan bir padişahmış ve vezirine üç günde bir vergileri artırmasını söylüyormuş. Vezir de söyleneni anında yapıyormuş ve padişah soruyormuş$ “Sevgili halkım ne yaptı? İtiraz eden var mı?” Vezir de her defasında “Paşa paşa ödüyorlar” diyormuş. Bir gün gene vergi artışı yapılmış o da ne vezir gördüklerine şaşırmış, koşarak padişahın yanına varmış: “Padişahım padişahım millet sokakta gülüp oynuyor.” Padişah, “Tamam” demiş, “Vergileri artık artırma”!
Fıkra aklıma gelince ne yapayım yüreğim el vermedi. Ben de Erdoğan’ı kuşatmış danışmanlar kadrosuna bir iyilik yapıp onlara ülke nüfusunun en az 60’ının içinde bulundukları durumu anlatmak ihtiyacı duydum.
Şöyle: Tam bilmiyoruz ama Saray’da binin üstünde bir danışman ordusu varmış, yakışır ancak bu danışmanların akşamları Saray’dan çıkıp lüks evlerine, sabahleyin de gene lüks evlerinden çıkıp Saray’a gittiklerinden ve altlarında son model şoförlü Mersedesler olduğundan halkla hiçbir münasebetleri yok. Zinhar bakkala gidip sigara bile almıyorlar, ekmek elden su gölden. Böyle olunca da bu danışmanlar can sıkıntısından, sürekli yanlış ve gerçekçi olmayan bilgiler üretiyorlar ve bunları Saray başına sunuyorlar. Şimdi onlara bu ülkede minibüsle seyahat eden, bakkaldan kendi sigarasını alan ve pazarları en ucuz ne var diye dolaşan bir Türkiyeli yurttaş olarak sesleniyorum. Bu iyiliğimi unutmayın!
Arkadaşlar, sevinçle söylemeliyim ki en azından ülkemizde........
