İran’ı düşünürken
İran’da halk yine büyük cesaretle molla rejimine başkaldırıyor. Molla rejimi yine bu isyanları şiddetle bastırıyor. Yine Batı medyasında “Bu kez farklı”, “İran rejimi artık dayanamaz” filan... Peki “Daha fazla dayanamazsa ne olur”?
Öncelikle üç konu üzerinde düşünmek gerekiyor. 1) Rejimin ekonomi politiği, isyancıların talepleri yönünde bir dönüşüme uygun mu?
2) İsyan potansiyelinin içinde, rejim “daha fazla dayanamazsa” kaostan başka bir olasılık var mı?
3) ABD ve İsrail bu isyanlardan İran rejimini devirmek için yararlanmaya mı çalışıyorlar?
Sırayla bakalım: 1) Rejim blokunu, devrim muhafızları (IRGC), ulema, bazar (tüccar sınıfı) oluşturuyordu. Bu blok içinde IRGC, devletin şiddet-istihbarat aygıtlarını elinde tutan, ekonominin en kritik sektörlerini, kripto para operasyonlarını kontrol eden, GSMH’nin yüzde 30-35’ini üreten bir ekonomik güce sahip.
Ayrıca egemen ideolojinin de koruyucusu. Ulema (dini-siyasal elit, alt düzey mollalar) esas olarak rant, vakıf gelirleri, devlet maaşları ve ticari etkinlikler yoluyla artık-değerden pay alıyor. Ulema ekonomik, siyasi, kültürel alanlarda IRGC ile örtüşüyor, rejimin kültürünü belirleyen egemen ideolojiyi üretiyor. İkisi birlikte ekonomik-kültürel iç tutarlılığı olan bir devlet kapitalizmi sınıfı oluşturuyorlar. Bazar (küçük-orta ölçekli ihracatçı/ithalatçı esnaf. Devrim öncesi Humeyni finansörü kesimden oluşuyor.........
