menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

‘Suç’ ve kamu görevi

18 23
01.02.2025

Dostoyevski’nin “Karamazov Kardeşler” romanında Dimitri, babasını öldürdüğü suçlamasıyla yargılanır. Saatlerce süren sorgunun ardından yorgun düşer ve bir sıranın üzerinde uyuyakalır. Uyandığında birinin başının altına yastık koyduğunu fark eder. Şaşkın ve ağlamaklıdır. “Kim bu iyi insan” diye minnet duygusuyla seslenir. Muhakkak hayatımızın en zor anında başımızın altına bir yastık koyanımız olmuştur. Bazen iyilik sorgulamanın biricik adımına dönüşür. Suçlu olduğuna inanılana yapılan iyilik ise toplumsal anlamda ceza kavramını alaşağı eder. Öte yandan adalet kavramının bozguna uğratıldığı bir düzende, suç ve suçlu ilişkisi birbirinin içine geçer. Dahası gerçekten suçsuz bir insanın suçsuz olduğunu kanıtlamaya çalışanlar, “iyilik” kavramı içinde değerlendirilir. Bu sorumluluğu toplumlarda daha çok gazeteciler ve aydınlar üstlenir. İşte önceki gün Barış Pehlivan, Serhan Asker, Seda Selek, Kürşad Oğuz ve Suat Toktaş gözaltına alındığında, aklıma ilk önce suç üretme karşısında yer alan iyilik kavramı geldi. Bu beş ismin de iyi insanlar olması, her şeyden önce...

Suç, hukuki olduğu kadar toplumsal ve kriminolojik bir kavramdır. Bu nedenle de homojen bir olgu olarak kabul edilemez. Türlü nedenlere bağlı olabileceği gibi bir çağdan öbürüne, bir yönetim biçiminden başkasına kadar değişkenlik gösterir. Geçmişte suç sayılan öyle olaylar vardır ki bugün toplumsal koşulların bir sonucu olarak rahatlıkla yorumlanır ve suç olgusu içinde........

© Cumhuriyet