36 Saniye
Tuğamiral Türker Ertürk, emekli olduktan sonra yazılı ve görsel medyada yaptığı yorumlarla tanınıyor. Öncesi değerli bir askerlik kariyeri… Daha küçücük bir çocukken giydiği denizci üniformasını 2010’da istifa edene kadar taşıyor: Tamı tamına 39 yıl boyunca.
8 Eylül’de duruşması vardı. Biri 9 yıl önce, diğeri 3,5 yıl önce yaptığı iki konuşmadan ötürü 17 Ağustos’tan beri hapiste tutuluyor. “Sanığın üzerine atılı suça ilişkin mevcut delil durumu, tutuklulukta geçirdiği süre, eylem için yasada öngörülen ceza miktarı, delillerin tam olarak toplanmamış olması, adli kontrol tedbirinin bu aşamada yetersiz kalacağı” düşünüldü ve “tutukluluğuna devam” dendi. Sonraki duruşması 5 Ekim’de.
9 yıl önceki konuşması, zaten iddianamede dahi zamanaşımı nedeniyle yer almaması gereken, 19 saniyesi “sakıncalı” bulunan bir konuşma: Halkbank üzerinden ABD-İran yaptırım ilişkisine dair bir değerlendirme. Davanın esasını oluşturan diğer yayın ise 3,5 yıl önce, seçim gündeminde kaydedilmiş.
“Delil” denen yayın kayıtlarına her an ulaşılabilir; kaldı ki bunca zaman sonra birdenbire birkaç troll tarafından dolaşıma sokuldu. İnsanlarımızı bugün panikletmek şöyle dursun, konuşmalar tazeyken bile kimseyi eyleme geçirmemiş, kimseyi tedirgin etmemiş, panikletmemiş, -amiralimiz alınmasın ama- etkilememiş yayınlar ve yorumlar…
Konuşmaların, söyleşilerin yapıldığı kuruluşlardan temin edildiği ve izlendiği duruşma salonunda tekrarlandı. Türker Amiral’in avukatı Ayhan Yıldızel, mahkeme başkanına gerekli görülürse tüm kaydın yine hemen izletilebileceğini söylediğinde hâkim, kaydın zaten kendilerinde olduğunu ve izlendiğini dahi belirtti.
Bu gözaltı ve hapishane süreci, Tele1’de yapılan bir programdan minicik bir kesitten kaynaklanıyor; Türker Ertürk’ün o günün koşulları içinde yaptığı 36 saniyelik bir yorumdan! Doğru okudunuz: 36 saniyelik bir konuşma.
Şeref madalyalı amirali hapiste tutan işte bu 36 saniye. Türk Silahlı Kuvvetleri’nde bilfiil geçirilen 39 yıla karşılık, 36 saniyeye indirgenen bir ömür ve kariyer.
Türker Ertürk, Ergenekon ve Balyoz kumpaslarında kaçmamış; 104 amiralin imzaladığı Montrö Bildirisi’nde gözaltına ve sorguya alınan, mahkumiyet istenen 12 Amiralden biri olmuş, yine bir yere kıpırdamamış. Ancak mahkeme, bunca badirede ülkeyi terk etmemiş amiralin bu defa kaçabileceği endişesini taşıyor olmalı ki savcılık makamı, “adli kontrol tedbirinin yetersiz kalacağı” düşüncesiyle hapiste........
