menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mutlak şizofrenik kriz

65 0
28.05.2026

Mutlu bayramlar Türkiye! Tarihimize ne yazık ki “Mutlak Butlan Kurban Bayramı” olarak geçecek bu dramatik günleri, inanıyorum ki vatandaşlarımız hiçbir zaman unutmayacaklar!  Çok uzun süredir “mutlak butlan” denilen (bu kelimeleri bu krizden önce aranızda kaç kişi duymuştur?) hortlak hukuk kumpasının, bir gün ansızın ortaya çıkmasını ve siyasi gündemimizin merkezine oturmasını bekliyorduk. Çünkü defalarca mahkemelerin mutlak butlan hikayelerinin aleyhine karar bildirmelerine rağmen bir türlü bu iddianın yok olamadığını görünce, sonunda herkes “elbet bir yerinden tutturdukları bir mahkeme bulacaklar” düşüncesine kapılmıştı. Sonunda bu görüş haklı çıktı!

Geçen hafta, hem de tam benim “CHP nasıl 100% güvenilir siyasetçilere ulaşabilir?” sorusunu somut olarak gündeme getirdiğim perşembe günü, kriz başımızın üstünden boca ediliverdi! Bu da yetmedi, o andan sonra “seçilmiş gerçek CHP yönetimi” belki de ilginç bir hataya imza atarak, örgütü destek için Genel Merkez’e toplamayı deneyemedi ve böylece akıl almaz bir şekilde Kılıçdaroğlu’nun ısrarlı takibi ve valiliğe yolladığı talimatvari belgelerle, pazar günü, CHP Genel merkezi tarihin hiçbir zaman affetmeyeceği sahnelerin merkezi oldu. İşte o andan itibaren, her geçen saniye ortaya iki başlı görünen bir CHP çıktı. Ama sakın yanılmayın: CHP’de kesinlikle bir bölünme, bir parçalanma yok! Çünkü Kemal Kılıçdaroğlu’nun temsil ettiği ve bazı eski-yeni 20 milletvekili ve birkaç gazeteci ile yarattığı depremin kamuoyu karşılığı kimi anketçilere göre %3, bana sorarsanız %2 yi geçmez. Yani cürmü kadar yer yakar, hepsi bu! Ama AKP’nin kontrolündeki Adalet Bakanlığı ve yargı mekanizmasının CHP’ye karşı yürüttüğü uzun ve gürültülü savaşın artık ilginç bir şekilde CHP içinde 12. katta, yani partinin “yasal. ” Genel Başkanlığı’nda adeta bir dayanışmacı ortağı var! İşte bu, yaşadığımız krizin ana kırılma noktası! Yani CHP’li muhalif örgütün ve geniş anlamda Parti’nin, yani seçmenlerin belki ’ini temsil eden Özel- İmamoğlu CHP’sinin, yani ülkenin seçimlerdeki bir numaralı favorisinin cezalandırılarak sanki yok olmasını isteyen ikili bir işbirlikçi kıskaç var artık!

TRUVA ATI ESKİDENDİ, ARTIK BU PERDELEMEYE GEREK KALMADI!

Bakın, bu yaşananlar dünyada görülmüş bir olay değil. 2014’te bizler, Ekmeleddin İhsanoğlu adaylığı faciasını sanki yalnız Kılıçdaroğlu’nun siyasi öngörüsüzlüğü, tecrübesizliği, (evet, Parti’de çoğumuzun gözünde fazla siyasi tecrübesi olmayan uzlaşmacı ağzı polemiklerde iyi çalışan bir bürokrattı) cehaleti gibi gerekçelere bağlarken, artık bugün görüyoruz ki meğer partinin başında bir Truva Atı varmış! Aynı şekilde 2017 referandumunda mühürsüz oy pusulalarının sayılmasına ve rejimin göz göre göre oy çalınarak değiştirilmesine sessiz kalan, Muharrem İnce’yi basının önüne “gel bakalım Muharrem” diye sahneye çağırıp (!), kampanya süresince onun arkasında durmayan Kılıçdaroğlu, 2023 Kasım ayında CHP Genel Başkanlığı’nı kaybettikten sonra büyük bir hazımsızlıkla partinin yeni Genel Başkanı’yla uğraşmaya başladı. 13 kez Erdoğan’a yenilmiş olmayı umursamayan “Bay Kemal”, (kendisi de, Erdoğan’ın bulduğu bu sıfatı çok severek kullanıyor) partinin kendisinden sonra yükselmesinden, birinci parti haline gelmesinden, yerel seçimleri açık farkla kazanmasından ve halka umut saçmasından gururlanacağına, adeta büyük bir üzüntü duydu! Çünkü CHP artık önündeki tıkaç kalkmış gibi, sel gibi taşarak yolunda akıyor, iktidara koşuyordu!........

© Cumhuriyet