menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mesele tam olarak öyle değil

613 0
16.07.2026

Tarihin yazdığı insanların anlattığından çoğu zaman farklıdır.

Dün gün boyu 15 Temmuz yayınları vardı. Kâh o gün yaşananlar hatırlatıldı kâh siyasi mesajlar verildi.

İzlerken vardığım basit sonucu söyleyeyim. FETÖ ya da 15 Temmuz meselesi, farklı görüşleri yan yana getirmekle birlikte... İster iktidarı desteklesin ister muhalif olsun çoğu kişi “FETÖ ile mücadele”de siyasetin samimiyetine inanmıyor. Muhalifler “memleket meselesi” saydıkları olayın siyasi istismar konusu yapılmasından şikâyetçi. İktidara destek veren kitleler ise “siyasi ayak yok” diyen siyasetin yarattığı çifte standarttan.

Bunun bir nedeni var. Daha önce çok örnek verdim. Ama bu kez farklı olsun.

Uzun süredir köşesine çekilmiş Berat Albayrak, 15 Temmuz ile ilgili katıldığı forumda açıklamalar yaptı. O gece cumhurbaşkanının uçağının hangi koşullarda indiğini anlattı. Söylediğine göre pilotlardan biri FETÖ’cüydü. Atatürk Havalimanı pistinde kamyon olduğunu söyleyerek uçağı Sabiha Gökçen’e indirmeye çalışıyordu. Albayrak şöyle devam etti: “Ama uçak kalkmadan Sabiha’da sıkıntı olduğunu bildiğimiz için ben tabii yine celallendim. Hemen telefonla, müdürümüzü (Mustafa Çalışkan) tekrar aradım. Allah razı olsun, ‘Hiç merak etmeyin. İşlem tamamdır’ dedi.”

Albayrak, sözü tekrar Çalışkan’a getirerek şöyle tamamladı: “Ben şehadet ederim ki, Mustafa müdürümüz o gecenin gerçek kahramanlarından bir tanesidir.”

Sadece Berat Albayrak değil. O gün sokakta olan pek çok kişi de benzer düşüncedeydi. Dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan’ı, Boğaz Köprüsü’nde darbeci askerlerle çatışmanın içinde izlemiştik. “Bekleyelim görelim” diyenlerden değildi. Bunda bir tereddüt yok. Ancak 10 yıl sonra kimsenin sormadığı bir soru var: Mustafa Çalışkanlar’ın başına 15 Temmuz’dan sonra neler geldi?

GEÇMİŞTE FETÖ’NÜN HEDEFİNDEYDİ 

Aslında 15 Temmuz öncesini bilenler için sürpriz değil. Zira Çalışkan, daha önce de İstanbul Emniyeti’nde görev yapıyordu. FETÖ’nün güçlü olduğu dönemde Batman’a sürülmüştü. Ona yapılan suçlama o dönem “cemaat” denen FETÖ’ye karşı çalışma yapmaktı. Zekeriya Öz’e gönderilen isimsiz ihbar mektubunda adı şöyle yazıyordu:

“Mustafa Çalışkan tayini Batman’a çıkınca eşyalarını toplarken bana Fethullah Gülen’in Emniyet’teki adamlarına yönelik çalışma başlattıklarını, iddiaları ve istihbari bilgileri kendisinin Adil........

© Cumhuriyet