Öteki mahalle rahatsız
Türkiye, özellikle yeme içme sektöründe fırsatçılar ülkesi oldu pandemiden bu yana. Önlem alan yok, önlemin “adını” anmaktan çekinen çok.
Ara sıra birileri, “Kral çıplak” diyor sadece. Geçenlerde MÜSİAD’ın, yani Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği’nin yeni genel başkanı Burhan Özdemir, “Aynı çayı bir yerde 500 liraya başka bir yerde 5 liraya içmek normal değil. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir fiyat makası yok” diyerek malumun ilamını seslendirdi. “Ülkemizde fiyatlamaları kontrol etmediğimizi düşünüyorum. Hiçbir kurum maliyet temelli fiyatlamayı çalışmıyor” sözleri ise başıboşluğun ve enflasyonist ortamın kabullenilişi. Üstelik MÜSİAD iktidara yakın bir STK ama demek ki bir şeylerin tıkandığını “öteki mahalle” de görmeye başladı. Özdemir’in örneklendirdiği “Bir bardak çay 500 TL’ye satılıyor” gerçeğiyse ülkenin karabasanı. Geçenlerde Antalyalı bir iş insanı peynir tabağı, köfte, salata ve gazlı içeceğe 22 bin TL ödemiş. Canı yanınca, daha doğrusu, “yolunacak kaz” yerine konmayı kendisine yediremeyince fişiyle tüketici hakları heyetinin kapısını çalmış. Aldığı yanıt Türkiye’deki fırsatçılığın nedenini açıklar nitelikte: “Serbest piyasa ekonomisi var kardeşim...”
Evet tüm dünyada bu sistem yaygın ama uygar ülkelerde, serbest piyasa ekonomisi denetleniyor. Bizde ise bu kural, modelin isim babası Turgut Özal’dan bu yana bilinçli olarak iş-le-ti-le-mi-yor!
İşin şakası, MÜSİAD Başkanı Özdemir’in yaptığı açıklamanın bir benzerini örneğin TÜİSAD’ın önceki başkanı Orhan Turan yapsa kısa bir Çağlayan........
