Butlanlı Paraguay sendromu
Babalar Günü’müz kutlu olsun.
“Türkiye valisi” gibi bir evlat yetiştiren babaya da helal olsun.
Lafın ucu kaçar diye “Türkiye kayyumu” demiyoruz.
Elbette ucu kaçıp da Külliye’ye dayanacak hali yok.
Tayyip Bey’den dersimi almıştım. TCK 299’dan önce “hakaret” sonra da “iftira davası” (evet iftira!) için suç duyurusu ile iki kez kulağımın arkasını yoklamıştı.
(Ama Allah var, bağımsız İstanbul vekili iken (2010) halden, latifeden, fıkradan iyi anlar, hemşehrim Binali Yıldırım ile gönderdiği selamı ile “vefa” “sadakat”imi takdir ettiğini bildirmişti. Bağımsız vekilin vefası seçim bölgesine varsa aşiretine olur. Niye idi bu selam. Vekilin vefası anayasa ve yemini gereği zaten. Vefa ve sadakatten okuduğum liseyi ve fakülteyi kastediyor diye düşünmüştüm. Meğer Ecevit’i ve DSP’yi kastediyormuş. CHP’nin İstanbul Belediye başkan adayı iken KK’yi desteklediğim için DSP’den ihraç edildiğimi öğrenmişti belli ki. Bağımsızlığım ondandı. Siyasette hemşehrilik muhabbeti çok şeye kadirdir. Binali Bey ile yakın dostu tenisçi genel müdür odasında Erzincan tulumlu kahvaltı yaptığımız zamanları ve gönderdiği selamları hatırlamış olmalı ki fazla üstüme gelmek istemedi zahir. Hayat bu, siyaset de zaten bu!...)
“Korku dağları bekler” denir. Korku artık meydanları........
