menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Başka bir sağlık sistemi mümkün

7 16
15.03.2025

Dün, ülkemizde yine bayram havasına, duygu ve düşüncesine ulaşamamış bir “14 Mart Tıp Bayramı” daha, sağlık alanında basına yansıyan yenidoğan skandalı, stent pazarlığı, gereksiz yoğun bakım yatışları gibi haberlerin ortasında, “Sağlıkta Dönüşüm Programı” adı altında uygulanan politikalar nedeniyle piyasacılığın esiri kördüğüm halinde bir sağlık sisteminin gölgesinde geçti. İstanbul Tabip Odası, Taksim’in göbeğinde demir parmaklıklar arasına sığıştırılarak bir basın açıklaması yaptı. O manzara bile hekimlerin seslerini kör gözlere sağır kulaklara duyurmak için yaptığı fedakârlığın trajik haliydi. Bir grup hekim yalnızca kendi özlük hakları için değil, hasta hakları için de seslerini duyurmaya çalışıyor, önlerinde barikat... Sonrası mı? Derin boşluk.

***

Hepimizin bildiği, yaşadığı gibi hekimlik kof bakışlarla değil insan sıcaklığıyla bütünleşirse değer kazanır. Hastanelerin soğuk, mavi, kirli odalarını içten bir gülümseme tozpembeye çevirebilir. Samimi bir bakış, dokunuş, ağızdan dökülen yumuşacık sözcükler hastanın duyduğu kaygıyı dindirir. Aynı bedenindeki acıyı, sancıyı dindirdiği gibi. Bu nedenle hekimlik yalnızca vücudu bilme, tartma, aksaklıkları görme, teşhis koyma, tedavi etme birikimi değil, aynı zamanda çok karmaşık olarak nitelendirebileceğimiz insanı anlama sanatıdır. Böyle bir atmosferden insanı çekip çıkarmak yine hekimliğin görevidir. Bu deneyimi bir de kendi düşünsel dünyasıyla katmerliyorsa, aklını anlamayla ve öğrenmeyle donatıyorsa uğraşının doruk noktasındadır. O........

© Cumhuriyet Spor