Verinin Ötesi: Yapay Zekâ ve Duygusal Zekâ
Dijital ayak izlerimiz, tıklamalarımız, sepetimizde yarım kalan ürünler veya ekran başında geçirdiğimiz saniyeler... Bunların hepsi birer sonuçtur. Yapay zekâ bu sonuçların istatistiksel örüntülerini kusursuz bir şekilde çıkarır; fakat bir insanın neden o kararı aldığını, hangi bastırılmış arzunun, hangi kültürel kodun ya da hangi anlık kaygının o hareketi tetiklediğini hissetmez.
Çünkü nörobilim ve karar bilimi bize çok net bir gerçeği fısıldıyor: Hayatımız boyunca vereceğimiz kararların ’i bilinçaltımızda gizli. Makinelerin okuyamadığı o devasa kör nokta, aslında insan zihninin ve kalbinin en derin labirentidir.
İşte tam da bu yüzden, verinin ve teknolojinin zirve yaptığı bu yeni çağda, "içgörü" ve "kök sebeplere inebilmek" her zamankinden çok daha kritik bir güç haline geliyor. İş dünyasının geleceğini şekillendirecek olan şey, ham veri yığınları değil; o veriye ruh üfleyebilen 3 katmanlı o büyük formüldür:
İş Dünyasının Geleceğini Şekillendiren 3 Katmanlı Formül
Büyük Veri (Davranışsal Veri): Makinelerin........
