+Avrupa’daki çatlak, müzakere masasında barışa yaklaşıldığını gösteriyor+
Ben gözlemlerime dayanarak barışa yaklaşıldığını düşünenlerdenim. Bu kanaatimi besleyen iki temel unsur var; Avrupa cephesinde giderek derinleşen kırılma ve ABD ile Rusya’nın Alaska’da yürüttükleri görüşmelerde, farklı başlıklar ele alınmasına rağmen temel pozisyonlarını koruduklarını sık sık vurgulamaları. Buna ek olarak, Rusya’nın sürecin en başından itibaren “megafon diplomasisi” yerine kapalı kapılar ardında, kamuoyu önünde tartışılmadan yürütülen bir müzakere tercihine son günlerde ABD’nin de buna uyduğu dikkatimi çekiyor. Daha önce görüşmelerle ilgili uzun ve ayrıntılı açıklamalar yapan ABD Başkanı Donald Trump’ın artık son derece sınırlı ve kısa ifadelerle yetinmesi, Washington’un da bu sürecin sessiz biçimde ilerletilmesi gerektiği noktasına geldiğini gösteriyor.
Abu Dabi’de yapılan görüşmeler, her iki tarafta da çatışmayı sonlandırmaya yönelik bir iradenin bulunduğunu açık biçimde ortaya koyuyor. Moskova, sürecin başından bu yana “diplomatik çözüm” vurgusunu koruduğunu ifade ediyor ve ana pozisyonunda köklü bir değişikliğe gitmedi. Mevcut tabloya bakıldığında, Rusya’nın bu çizgiden geri adım atması da beklenmiyor. ABD ile Rusya’nın Alaska temaslarında pozisyonlarını muhafaza ettiklerini defalarca dile getirmeleri, sürecin belirli bir çerçevede ilerlemesini sağlayan en önemli unsur olarak öne çıkıyor. Zira görüşmelerin sonuçsuz kaldığı yönündeki algı ve haberler ne zaman artsa, hem Rusya’dan hem de ABD’den Alaska’daki mutabakata bağlı kalındığını vurgulayan açıklamalar geliyor.
İstanbul'da bu kez AB-Rusya masası kurulubilir
Avrupa Birliği cephesinde ise artık belirgin bir kırılmadan söz etmek mümkün. Bir dönem neredeyse mutlak bir birlik içinde kullanılan yaptırım dili giderek etkisini yitiriyor. Üye ülkeler arasında görüş ayrılıkları belirginleşirken, farklı tonlar ve öncelikler daha açık şekilde dile getirilmeye başlandı. Yaptırımların tek başına sonuç üretmediği, diyalog kanallarının açılması gerektiği ve ABD ile Rusya’nın kurduğu müzakere masasında Avrupa’nın da Ukrayna ile birlikte yer alması gerektiği fikri giderek daha güçlü biçimde seslendiriliyor. Hatta ABD-Rusya normalleşmesine benzer bir formatta, Avrupa Birliği ile Rusya arasında doğrudan bir temas zemini oluşturulması düşüncesi artık........
