YAZ SICAĞINDA EKO-POLİTİK GÜNDEM
150. gününü geride bırakan Körfez Savaşı ve 1600 günü aşan Rusya-Ukrayna Savaşı, barış beklentilerini karşılıksız çıkarmaya; sıcak çatışma koşullarını arka planda tutmaya devam ediyor. Savaş koşul ve seyrindeki gelişmeler; piyasaların yön ve finansal varlıkların değer bulmasında belirleyici çerçeveyi oluşturan temel parametreler olma kimlik ve etkisini koruyor.
Jeo-Politik dinamiklerin tesir ve yönlendirme andacında kalan piyasalar, risk analiz ve öngörü oluşturma yaklaşımları ile “pozisyon alma” kararlarını sürekli olarak güncellemek durumunda kalıyor. Öyle ki; “güvenli liman” benzeri etiketlerin, “yeni normal” gibi kavram ve kabullerin yeniden sorgulanması; yerleşik ezberlerin sorgulanarak adeta “sil baştan temize çekilmesi” gerekiyor.
Yukarıda çizilen genel Eko-Politik çerçevede öne çıkan gelişme ve dinamikler, madde bazında değerlendirmeye alındığında, güncel tabloda dikkat çeken başlıklar karşımıza çıkıyor:
Dünya Bankası Başekonomisti İndermit Gill; “Körfez Savaşının altı ayı aşan bir sürece uzaması durumunda, küresel ekonominin sert bir yavaşlama ile karşılaşacağı” değerlendirmesini paylaşıyor. Bu durumda, küresel büyümenin %2,9’dan; %1,3’e gerilemesine ilaveten küresel enflasyonda %4,5 düzeyine tırmanma riski yakın plan için ortaya çıkıyor ve enerji ile gıda fiyatlarında artış baskısının yanı sıra, borç yükü yüksek ülkeler için ek maliyet getirme riskleri radara girmiş bulunuyor. Önceden tartışılmaya başlanan; “ savaşın çift yönlü (büyüme aşağı-enflasyon yukarı olumsuz etkisi” artık somut delilleri ile ortaya çıkıyor.
Merkez Bankası’nın, iş dünyasının tüm beklenti ve baskılarına karşıt ve fakat, yaygın piyasa beklentileri paralelinde bir karar ile........
