Biz ne zaman bu kadar acımasız olduk?
Biz ne zaman bu kadar acımasız olduk?
Bugün biraz tatsız ama bir o kadar da konuşmamız gereken bir konuyla karşınızdayım. Kamera görüntüleri sosyal medyada hala karşıma çıkıyor. Kapı sesi yüzünden çıkan tartışmada bir vatandaşımız çocuklarının gözü önünde av tüfeği ile vurularak öldürüldü. Eşi ve çocuğu ise ağır yaralı. Olayın hemen akabinde ateş açan aile fertlerinin yaralı kişilere yardım etmek yerine “kaç kere söyledik size şu kapıyı yaptırın” diye hesap sorması ise gerçekten kan dondurucu. Bir başka olayda ise otoparka birden fazla araç koyduğu için kendisine şikâyette bulunan komşusunu 11 yaşındaki kızının önünde kalbinden vuran bir adama tanıklık ediyoruz. Bu kadar mı yitirdik iletişim becerimizi, bu kadar mı uzaklaştık komşuluk geleneğinden? Neden bu kadar öfkeliyiz, nefret doluyuz? Kalplerimiz bu kadar mı nasırlaştı? Özür dileme tarihe karıştı, artık herkes üst perdeden konuşuyor. Kimin haklı kimin haksız olduğu önemini yitirdi. Sesi daha fazla çıkan üste çıkıyor, yetmiyor dayak atıyor. O da yetmiyor silahlar çıkıyor ortaya. Belki ancak savaşta görebileceğimiz duygusal bir vahşet içinde yaşıyoruz.
Tüm bu olup bitenler bana “Black Mirror” adlı dizinin “Ateşe Karşı Adamlar” isimli bölümünü hatırlatıyor. Bu bölümde kendilerine gelişmiş bir teknoloji ürünü olan implant takılmış askerlerin yabancı bir ülkede “hamamböceği” adı verilen mutasyona uğramış insanlarla olan mücadelesi konu ediliyor. Gözlerine çirkin birer yaratık gibi görünen bu varlıkları çocuk/yetişkin ayırt etmeden öldüren askerlerden biri zaman içerisinde bu varlıkların aslında normal insanlar olduğunu, beyinlerine yerleştirilen implant nedeniyle kendilerine yaratık gibi göründüklerini keşfeder. Bu implant insanların başka bir insanı öldürmeye karşı içinde taşıdığı........
