Özkan Saçkan ile Günün Kitapları 1 Mart 2026
Kitapçıların raflarında yer alan 6 kitabı sizler için yorumladım
Kâğıt Ada: Kitap, kendine ait bir çekmeceye, bir masaya, belki bir odaya ya da neden olmasın, bir adaya sahip olabilme ihtimalinin öyküsü.
Usta İle Margarita: Acımasız bir sistem eleştirisini derin bir felsefi tartışmaya dönüştürüp kadim iyi-kötü çatışmasını irdeleniyor.
İnsanın Türeyişi: Kitap insanın kökeni ve evrimsel geçmişi hakkında merak uyandıran, evrimin temel ilkelerini ve yaşamın çeşitliliğini gözler önüne seren bir rehber niteliğinde.
Şeker Renk Herzeler: Neden öfkelendiğini anlamaya çalışan birinin öfkelendiği her şeyi avucunun içine alıp başka bir boyuta taşıdığına tanıklık ediyoruz.
Samimiyet Mi? Sınır İhlali Mi? İş Yaşamında Etkili Ve Güvenli Hitap Sanatı: Yöneticiler, çalışanlar, ekip liderleri ve iş dünyasında sağlıklı ilişkiler kurmak isteyen herkes için güvenli iletişimin dili bu satırlarda yeniden tanımlanıyor.
Kendilik Projesi: Bu kitap; yalnızca başarıya ulaşmak için değil, öz kimliğini bulmak, onu dönüştürmek ve yaşamını kendi değerlerine göre yeniden şekillendirmek isteyen bir yol arkadaşı olarak seninle…
Yazar, yüzyıllarca hatırlatılmış, unutulmuş, silinmiş, tekrar haykırılmış bir dilin peşinde
AHU Müşerref’ten KÂĞIT ADA. Kim bu kadınlar? Neden korkmuyorlar! Hepsinin alnında aynı dövme var. Biri susuyor, öbürü başlıyor. Anlaşılmaz bir dilde konuşuyorlar. Kargacık burgacık. Sonra hep bir ağızdan… Korkunç bir uğultuya dönüşüyor. Birden susuyorlar. Gözlerini kısıyorlar, tetikte, etrafı izliyorlar. Siyah tüllere sarınıp tuhaf danslar ediyorlar. Bir şeyler mırıldanıyorlar. Büyü! Büyü yapıyor olmasınlar! Vah başımıza gelenler! Doğru ya, fısıltıyla konuşan, fısıltıyla yazan bir kadınsa… Büyüdür o anca… Kitap, kendine ait bir çekmeceye, bir masaya, belki bir odaya ya da neden olmasın, bir adaya sahip olabilme ihtimalinin öyküsü. Bu ada, her parçası istila edilmiş bir denizde yeni bir dilin sınırlarını çiziyor. Kâğıttan olabilir ama asla batmayacağı, teslim olmayacağı kesin. Yazar, yüzyıllarca hatırlatılmış, unutulmuş, silinmiş, tekrar haykırılmış bir dilin peşinde. Yerleşik yargıların, peşin hükümlerin ötesinde, tüm (eril) kuralları parçalayan bir dil bu. Herkesin okuyabildiği ama çok az kişinin anlayabildiği bir kitabe gibi. Leyla Erbil’in, Sevim Burak’ın, (Bilge Karasu’nun) ince ince dokuduğu, anlayan şanslı azınlığın acılı gözlerle birbirine bakıp birbirlerine, “Buradayım!” dedikleri bir dil. 190 SAYFA. (AXİS YAYINLARI)
Keskin yergili bir mizahla örülmüş fantastik bir roman
MİHAİL Bulgakov’dan USTA İLE MARGARİTA. Modern Rus edebiyatının öncü yapıtlarından… Acımasız bir sistem eleştirisini derin bir felsefi tartışmaya dönüştürüp kadim iyi-kötü çatışmasını irdeleyen yazar, bu romanda iki ayrı........
