İleri gelenler, İleri gidenler ve Geri Kalanlar
1960’ların sonunda Ankara’dan bir ileri gelenimiz resmi bir ziyaret için Amerika’ya gitmiş. Onu program gereği büyük bir üniversitenin devasa bir binasına götürmüşler. “Efendim, burası kompüter merkezi ( o zaman öyle diyorlarmış) , bu makineler her türlü veriyle besleniyor, müthiş bir hafızaları var, her şeyi biliyorlar. Acaba bir soru sormak ister misiniz?”
Bizim ilerigelen hazırlıksız, ne soracağını bilememiş, sonra makineye dönüp “Merhaba kompüter! diye bağırmış ve eklemiş:
Birkaç saniye sonra dev makineden dumanlar çıkmaya başlamış.
Kafasının içindeki devreler kontak yapmış demek ki!
Evet… Hazır ilerigelenlerden laf açılmışken, ilerigidenleri anmadan geçmeyelim. Memleketimizde ileri gelenler hep olmuştur ama, ilerigidenler iner çıkar, özellikle baskı dönemlerinde çoğalır. Bunlar, ilerigelenler hakkında ileri geri konuşur ve kendilerini kodeste bulurlar. Komedyen Deniz Göktaş gibi!
Geçen yazımda bir ileri bir geri giden Türkiye’nin halini, Ağrıya Dönüş kitabımda anlattığım keşişe benzetmiştim. Yüce dağın zirvesine tırmanmak isteyen gariban adam yola koyuluyor, saatlerce yürüyor, ken ter içinde kayalara çıkıyor, sonunda yorgunluktan bitkin düşüp bir........
