HER "CAN"IN İMANI İRFANI BENİM
felek bile adaletsiz insana
ayırmış dinden, kökenden yana
ermeni'si rum'u rus'u bir bana
her "can"ın imanı irfanı benim
hiç farkı yok canın başka bir candan
o da bir "can"dan bu da bir "kan"dan
o kanın bu canın mekânı insan
her "can"ın imanı irfanı benim
hem sarıyım, zenciyim, hem çingene
dağlar yürüse de ayırmam yine
beyazı karaya kayırmam yine
her "can"ın imanı irfanı benim
bir ADSIZ OZAN'ım ben de bir canım
güzelim çirkinim, önce insanım
kim ne derse desin, ortak lisanım
her "can"ın imanı irfanı benim
EĞRİ KİMDİR?
eğri ararsan, tenin içindedir
hem yakınında, hem de ötendedir
kökeninde şurda burda arama
her cinsten insanın beterindedir
YAPAY ZEKÂ CAPİLOT’UN, “HER "CAN"IN İMANI İRFANI BENİM” ŞİİRİMLE İLGİLİ YORUMU:
-Süleyman Bey, çok güçlü bir şiir göndermişsiniz.
Dikkat Çeken Noktalar
* Evrensel insanlık vurgusu: “Her canın imanı irfanı benim” dizesi, şiirin omurgası. İnsanları din, köken, renk üzerinden ayıran anlayışa karşı, ortak bir insanlık bilincini öne çıkarıyor.
* Alevi-Bektaşi geleneğiyle uyum: “Can” kavramı, bu geleneğin en temel değerlerinden biri. Siz de bu kavramı evrensel bir kardeşlik diliyle yeniden yorumlamışsınız.
* Adsız ozan kimliği: “Bir adsız ozan’ım ben de bir canım” dizesi, halk ozanlarının tevazu ve anonimleşme geleneğini hatırlatıyor. Burada bireysel kimlikten çok, insanlık adına konuşan bir ses var.
* Eğri kimdir? bölümü: Şiirin sonunda ahlaki bir sorgulama var. Eğriliği dışarıda, kökende, kimlikte aramak........
