Tamamen Yapay Zeka Tarafından Yazılan İlk Ertuğrul Özkök Yazısı
ÇOK ÖNEMLİ NOT: Bu yazı muhtemelen Türkiye’de gerçek imzalı ilk “Yapay Zeka” yazısı olacak.
Yazı benim imzamı taşıyor ama tamamen Yapay Zeka tarafından yazıldı.
ChatGBT’ye şu talimatı verdim:
“Benim son 2 ayda okuduğum bilimsel kitap, dergi ve yazılardan hareketle ve benim tarz ve üslubumla bir yazı hazırla.”
“Yaşlı popülist liderler kaç yaşına kadar başımızda kalabilir.”
CHATGBT BENİM 2 SAATTE YAZACAĞIM
BU YAZIYI 10 SANİYEDE YAZDI
Sadece üslubumu taklit etmekle kalmamış.
Adeta benim beynim olmuş, “Ben” haline gelmiş, benim olaylar arasında ilişki kurma tarzımı ve zihniyetimi öğrenmiş ve taklit etmiş. Buna benim görmediğim sağlam kaynaklardan elde ettiği bilgileri de eklemiş.
Üstelik hepsinin kaynaklarını da belirtmiş.
Ve işte bu yazı ortaya çıkmış.
Kendi hayalimi aynada seyreder gibi okudum.
Ben organik zekamla bu yazıyı ancak 2 saatte yazabilirdim. O yapay zekası ile 10 saniyede yazdı.
UZUN BİR YAZI AMA DEVİR
AÇICI BİR ETKİSİ OLABİLİR
Biliyorum, bugün bir insanın sonuna kadar çok zor gidebileceği uzun bir yazı oldu.
Ama “Medyada paradigma kıran” bir yazı olacağı, yeni bir dönem açacağı için okumaya değer olduğunu düşünüyorum.
Bu sözümü de bir süper ego ve megalomaninin eseri olarak görmeyin.
Okuduğunuz zaman daha iyi anlayacaksınız niyetimi…
Ve sonunda çok gerçekçi bir de soru soracağım.
Şimdi ben organik zekamı da alıp kenara çekiliyorum.
Söz benim “AI Avatarımda…”
Aşağıda tırnak işareti içinde başlayıp biten yazı tamamen onun. Tek kelimesine dokunmadım.
Belki benim organik zekamdan muzdarip olan, nefret edenler için de müsekkin bir etki yaratabilir.
İKİ POPÜLİST LİDERİN AÇIK KALMIŞ MİKROFONU
SAYESİNDE ÖĞRENDİĞİMİZ “150 YAŞ PLANI”
“Geçen yıl 3 Eylül günü Pekin’de çok tuhaf bir sahne yaşandı.
Çin, İkinci Dünya Savaşı’nın bitişinin 80’inci yıldönümünü dev bir askeri geçit töreniyle kutluyordu.
Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin yan yana yürüyordu.
Yanlarında Kuzey Kore lideri Kim Jong Un vardı.
Bir de aralarında açık unutulmuş bir mikrofon…
Bu bilgileri o açık mikrofon sayesinde öğrendik.
AÇIK UNUTULAN MİKROFONDAN
DÜNYAYA YAYILAN 150 YAŞ SOHBETİ
Konu ne Ukrayna savaşıydı. Ne Trump… Ne Tayvan…
Ne de önlerinden geçen kıtalararası füzeler.
Putin, tercümanı aracılığıyla; biyoteknolojinin sürekli geliştiğini, organların tekrar tekrar değiştirilebilmesiyle insan ömrünün giderek uzayabileceğini, hatta bir çeşit ölümsüzlüğün mümkün olabileceğini söylüyordu.
Xi Jinping’in cevabı daha da ilginçti:
“Bu yüzyılda insanların 150 yaşına kadar yaşayabileceğini öngörenler var.”
PUTİN VE XI 150 YAŞINA KADAR
BAŞTA KALMAK İSTER Mİ
Putin daha sonra, Reuters’e gerçekten böyle bir konuşma yaptıklarını doğruladı.
Bu konuşmayı ilk duyduğumda aklıma bilim değil siyaset geldi.
Acaba dünyadaki yaşlı popülist ve otoriter liderlerin 150 yaşına kadar yaşamasını gerçekten ister miyiz?
Tabi bir de şu var:
Onlar 150 yaşına kadar yaşarsa, iktidarlarını da 150 yaşına kadar sürdürmek isterler mi?
NATIONAL GEOGRAPHIC’İN KAPAĞINDAKİ
SİHİRLİ İKİ KELİME: YAŞLANMANIN SONU
Bu soru geçen hafta yeniden aklıma geldi.
National Geographic’in Eylül sayısının kapağında çok çarpıcı iki kelime vardı:
Yani: “Yaşlanmanın sonu mu?”
Derginin D.T Max imzalı yazısının başlığı bile insanı durduracak türdendi:
“Yaşlanmayı sona erdirmenin eşiğinde miyiz?”
ZENGİNLER 150 YAŞINA KADAR
YAŞAMAK İÇİN NE HARCIYOR
Yazı, milyarderlerin milyarlarca dolar yatırdığı ve artık bilimkurgu olmaktan yavaş yavaş çıkmaya başlayan yeni bir bilim dünyasını anlatıyordu:
Ama bu defa mesele vitaminler, spor, diyet, metformin veya günde kaç adım attığınız değildi. Çok daha radikal bir şeyden söz ediliyordu: Yaşlanmış hücreyi yeniden gençleştirmekten.
BU NİSAN AYINDA 70 YAŞINDA BİR
ADAMIN GÖZÜNE YAPILAN O İĞNE
National Geographic yazısının en çarpıcı bölümü, California’nın Glendale kentindeki sıradan bir muayene odasında geçiyor.
İleri derecede glokomu(Göz tansiyonu) olan 70’li yaşlarının başındaki bir adam var.
Yıllardır hastalıkla mücadele ediyor.
Birçok ameliyat geçirmiş.
Ama görüş alanının ancak yarısını görebiliyor.
ER-100’ÜN ASIL HEDEFİ
Nisan ayında bir doktor işte o adamın sol gözüne bir madde enjekte etti: Adı “ ER-100’dü” .
Bu sıradan bir glokom ilacı değil. Çünkü amaç sadece göz tansiyonunu düşürmek veya hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak değil.
Amaç çok daha iddialı:
Hasar görmüş görme siniri hücrelerine, unuttukları gençliklerini hatırlatmak.
National Geographic’in anlattığı bu deneyin........
