menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

NATO'nun Göçmenleri, Dünya Kupası'nın Göçmenleri

51 0
08.07.2026

NATO'nun bundan dört yıl önceki, 2022’de Madrid’de yapılan zirvesinden hemen önce, İspanya'nın Kuzey Afrika'daki 20 kilometrelik toprak parçası Melilla’da mültecilere karşı dikilen duvarı aşmaya çalışan en az 37 Afrikalı öldürülmüştü. Birkaç gün sonra toplanan zirvede, İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, -o kadar sevdiğimiz adam!-, "düzensiz göçün" güvenlik tehdidi olarak tanımlanması ve NATO’nun üye ülkeleri bu tehdide karşı üye ülkeleri korumak için sorumluluk üstlenmesi için epey baskı yaptı. Hatta bir gazete, “Bundan sonra mültecilere NATO askerleri mi ateş edecek?” manşetini attı bunun üzerine.

Zaten 2016’dan itibaren, Almanya, Türkiye ve Yunanistan’ın ortak girişimiyle Ege denizinde "kaçak göçmenlere" karşı bir NATO inisiyatifi oluşturulmuştu. Zaten NATO “düzensiz göç”ü üye ülkeleri “istikrarsızlaştırmaya” dönük bir tehdit olarak tanımladı ve “güvenlik konsepti”ne dahil etti. "Düzensiz göç", konvansiyonel askerî araçlarla askerî olmayan araçların bir arada kullanıldığı “hibrid tehdit” kategorisi içinde tasnif ediliyor. İki üç yıldır ayrıca “göçün araçsallaştırılması” kavramı kullanılıyor, NATO'nun da itibar ettiği güvenlik terminolojisinde. Bu da "düzensiz göçün", hasım devletler ya da düşman güçler tarafından stratejik bir baskı aracı olarak kullanılmasını anlatıyor.

Eşitsizliğe, yoksulluğa, yoksunluğa, harp ve darba mahkûm edilmiş (ki bu suçtur) koca coğrafyalardan insanların, yurtlarını, yakınlarını, hatıralarını terk ederek imdat aramak üzere dünyanın imtiyazlı Batı'sına, Kuzey'ine iltica etmesini tehdit olarak, suç olarak kodlayan bir global rejim hüküm sürüyor, biliyoruz.[1] Göç olgusu, baştan aşağı kriminal takibe adanmış bir kurumlar silsilesince tanzim ediliyor. Müreffeh dünya, dünyanın yoksullarının, lanetlenmişlerinin kavimler göçüne karşı duvarlar örüyor, kaleler kuruyor... “Dünyanın candarması” sıfatıyla NATO'nun "görevlerinden" biri tabiatıyla budur.

Günlerdir topyekûn Ankara'yı -Mamak'taki bir semtinin adıyla- Natoyolu'na çeviren NATO zirvesinin gündem maddeleri arasında da var yine, göçmen meselesi. Soğuk Savaş'ın küşadından beri üzüm, incir ve fındıktan daha otantik bir ürün olarak coğrafi konumunu ihraç eden Türkiye; zamanımızda da "düzensiz göçe" set veya hava yastığı oluşuyla "önem" kazanıyor.

ABD-Kanada-Meksika'da sürmekte olan FIFA Dünya Kupası sahnesinde ise düzensiz ve düzenli göçmenler, parlak aktörler olarak boy gösteriyorlar. "Global Kuzey"in birçok........

© Birikim