“Memlekette Halk Çıplaktır”
“Gidemezsin demeyin zaten ayaklarım çıplak” – İlhan Sami Çomak
“Gidemezsin demeyin zaten ayaklarım çıplak”
“Çıplak ücret” diye bir terim vardır. Ücretin, ek ödemelerin ve sosyal yardımların katılmadığı “ham” halidir. Yurtta ve cihanda uzun süredir ücretler zaten çırılçıplak. O çıplak ücreti de alamayanlar var. Yıldızlar Holding’in madenlerinde çalışan işçiler, aylardır, aylardır, ödenmeyen ücretlerini alabilmek için eylem yapıyorlar.
Son olarak, Ankara’da Enerji Bakanlığına yürürken, üstlerini soyundular, belden yukarı çıplak kaldılar. “Açız, Yoksuluz, Çıplağız; Haklarımızı Almadan Ankara’dan Dönmeyeceğiz,” sloganıyla yürüdüler.
Çıplak kalmak, bir protesto meşrebidir. “Bu topraklar” edebiyatına meraklı olanlar için, Osmanlı tarihinde de emsali var. Dünya işlerini umursamadıkları gibi, müesses nizama ve onun gündelik törelerine de kıymet vermeyen Kalenderiye dervişlerinin alamet-i farikalarından biri, üryan veya yarı üryan gezmeleri idi. Nitekim Cavlaklar da denmiştir onlara – yani çıplaklar.
Dünyada, modern zamanların protesto hareketlerinde çıplak kalmanın, soyunmanın çok örneği var. 20. Yüzyılın başında, özellikle Almanya’da işçi hareketi içinde, burjuva ahlâkını ve onun riyakârlığını protesto etmeyi de amaçlayan bir “çıplak bedenler” akımı doğmuştu. (Hem hümanist-naif hem milliyetçi kolları olan doğaya dönüş akımıyla da paylaşıyorlardı bu protesto biçimini.) Feministler, ’68 dönemindeki protestolarında, güzellik yarışmalarını vs. alaya almak için mesela, bazen tam tekmil soyundular. Barış hareketi, askerin polisin karşısına yarı çıplak dikilme yöntemine defalarca başvurdu. 2020’de ABD’de “siyahların canı da candır” (Black Lives Matter) isyanları sırasında, polisin karşısında çırılçıplak (sadece maskesi ve beresiyle) oturan genç kadın, “Çıplak Athena” adıyla bir protesto ikonu........
