menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Perte Çıkmış Bir Yıl: 2025

18 0
06.01.2026

Öncelikle MESEM, Milli Eğitim’in Türkiye Yüzyılı Maarif Projesi kapsamına alınan 2024-25 eğitim yılında 100’e yakın çocuk işçi güvenliksiz iş koşulları, usulsüz çalıştırılma nedeniyle hayatını kaybetti. İSİG’in raporuna göre 2025 yılının ilk 11 ayında 1956 (bin dokuz yüz elli altı) işçi hayatını kaybetti. Kadın Cinayetlerini Durduracağız platformunun raporuna göre, 2025’in ilk 10 ayında 225 (iki yüz yirmi beş) kadın çoğunlukla evlerinde ve ateşli silahlarla öldürüldü.

21 Ocak 2025’te 78 kişinin Bolu Kartalkaya’da yaşanan yangınla hayatını kaybetmesiyle açılan felaketler perdesi, 23 Temmuz Eskişehir’de yaşanan orman yangınında 10 askeri-sivil personelin hayatını kaybetmesiyle devam etti ve yıl kapanırken 12 Aralık’ta, Dilovası parfüm fabrikasında 3’ü reşit olmayan 6 kadın işçi yanarak, boğularak hayatını kaybetti.

13 Kasım 2025 tarihinde, 20 rütbeli Türk havacı askeri taşıyan ve Azerbaycan’dan Türkiye’ye gelmek üzere havalanan C-130 tipi uçak Azerbaycan-Gürcistan sınırında düştü ve içindeki askeri personelin tamamı hayatını kaybetti. 28 Kasım 2025 tarihinde, Türkiye-Ukrayna görüşmelerinin ardından, Türk bandıralı gemiler Ukrayna limanlarında defaten saldırıya uğradı. Yılın son çeyreğine sıkışan bu gelişmelerin ardından, önce gene Ankara yakınlarına kadar gelebilmiş kime/hangi devlete ait olduğu belli olmayan bir İHA, Türk Hava Kuvvetleri’ne ait jetler tarafından düşürüldü; bu olayın ardından ‘masum köylüler’ Türkiye’nin değişik yerlerinde yolunu kaybederek düşmüş İHA’lar buldular. Türkiye-Libya (Hafter) görüşmeleri ve anlaşmalarının ardından da, Libya Genelkurmay heyetini taşıyan uçak Ankara-Esenboğa Havalimanı’ndan kalkışından kısa bir süre sonra ‘elektrik arızası’ sebebiyle, Ankara’nın Haymana ilçesinde düştü ve içindeki herkes hayatını kaybetti.

Tüm bu kaosun içinde 2025’in bitmesine üç gün kala, 29 Aralık 2025 günü, Yalova’da kendilerine bir tür koloni kurmuş olan IŞİD hücreleri ile yaşanan ve saatler süren çatışmalarda 6 IŞİD üyesi öldürüldü, 3 polis de hayatını kaybetti. Bir zamanlar Davutoğlu’nun ‘reaksiyon’ olarak gördüğü IŞİD’in bu saldırganlığı iktidar medyası tarafından, IŞİD kisvesinde SDG operasyonu olarak görüldü.

2025 yılı aynı zamanda, yeraltı dünyası ve suç dünyasının kritik isimlerinin de ölüm yılı oldu. Bunlardan en önemlisi herhalde, malum bakan ile fotoğrafı bulunan THODEX vurgunu ile piyasayı milyarlarca lira dolandırdıktan sonra, Türkiye’ye getirilip 11.196 (on bir bin 196) yıl hapis cezasına çarptırılan, Faruk Fatih Özer’in Tekirdağ cezaevinde ölü bulunması oldu. Bir başka kritik ölüm de kamuoyuna pek çok önemli itiraflarda bulunmuş olan, Halil Falyalı’nın muhasebecisi (ya da kara kutu diyelim) Cemil Önal’ın Hollanda’da iki tetikçi tarafından öldürülmesi oldu. Hollanda’da iki ay tutuklu kaldıktan sonra, bir otelde aşırı dozdan hayatını kaybeden Muhammed Yakut’un yanısıra Sinan Ateş cinayetinin kilit isimlerinden Serdar Öktem, Zincirlikuyu’da aracının içinde kurşunlanarak öldürüldü.

2025 yılı boyunca, yeni nesil çete denilen suç örgütü profili kendisini daha da kurumsallaştırdı, daha çok silah, daha çok para, uyuşturucu ve imkana ulaşan bu çeteler, kendi aralarında çatışmaya ve çok değişik sebeplerden ‘sıradan’ vatandaşlara doğru saldırmaya devam ederek, kartelleşme yolunda önemli........

© Birikim