Kürt Siyasetinin Yeni İmkanları
DEM Parti kongresi vesilesiyle yeni Kürt siyasetini tartıştığım bir önceki yazıda, özetle, Kürt siyasetinin geleceğinin formasyonunda üç kritik meselenin altını çizdim: geçmişin eleştirel ve cesur bir muhasebesini yapmak; Kürt sokağında yeni bir hareketlilik yaratacak, geniş kesimleri motive edecek yeni bir siyasi ufku bu muhasebeye dayalı olarak inşa etmek ve son olarak bu çoklu hareketliliği bir politik öznelliğe dönüştürecek kapsayıcı, çoğulcu ve özgürlükçü yeni bir siyasi örgütlenme alanı geliştirmek.
7 Haziran 2015 seçimlerinden bu yana Kürt sokağı yüksek siyasete mesafeleniyor. Hem ana-akım Kürt siyaseti hem de AK Parti Kürt seçmen nezdinde uzun bir dönemdir güç kaybediyor. Örneğin, 2015 seçimlerinde, Kürt siyasetinin güçlü olduğu 15 ilde, oy verme hakkı olan her 100 seçmenden 67’si ya AK Partiye ya da o dönem HDP tarafından temsil edilen ana-akım Kürt siyasetine oy verdi. Bu rakam Mayıs 2023 seçimlerinde 47’e indi. DEM Parti geleneği 2023 seçimlerinde, 2015 seçimlerine göre 3 seçmenden birini, 2018 seçimlerine göre ise 4 seçmenden birini kaybetti (detaylı analiz için tıklayın: AK Parti, ana-akım Kürt siyaseti).
İki yıllık diyalog süreci sonrasında Kürt sokağında kayıp hissinin güçlendiği ve yaygınlaştığı, siyasete olan mesafenin ve mesafe koyan aktör sayısının arttığı bir ortamda bu tür tartışmaları yapmak giderek zorlaşıyor. Öte yandan, önceki yazıda da dikkat çektiğim üzere, tartışmaların özel alanlara sıkışması ve kamusal alana taşınmaması durumunda mevcut tablo siyasi çürümeyle de sonuçlanabilir. Bu çürümenin önlenmesi ve yeni bir yolun açılması her şeyden önce kamusal tartışmaların teşvik edilmesine, kapsayıcı toplumsal diyalog ve müzakere süreçlerinin desteklemesine bağlı.
Sokağa hâkim olan güvensizlik ve umutsuzluğa rağmen, içine gömüldüğümüz andan çıkıp, birkaç adım geri çekilip, zaman ufkumuzu genişlettiğimizde, Kürt alanında yeni bir siyasi tahayyülün oluşturulması, kapsayıcı, çoğulcu ve özgürlükçü bir siyasi örgütlenme alanının inşası için önemli imkanlar var.
Kalıcı Kaynaklar: Nüfus, Coğrafya, Jeopolitik, Grup kimliği ve Diaspora
Bugünden öteye, orta ve uzun vadede de Kürt siyasetinin temel dinamiğini şekillendirecek beş temel kaynaktan bahsedilebilir: Nüfus, coğrafya, jeopolitik, grup kimliği ve diaspora.
Üzerine çok tartışma yapılmasa da siyasi alanının formasyonunda nüfus önemli bir dinamik ve Kürtler Türkiye nüfusunun en az yüzde yirmisini oluşturan büyük bir grup. Üstelik nüfus artış hızı Türkiye ortalamasının üstünde.
Bu nüfus, aynı zamanda ülkenin doğu yakasında coğrafik olarak geniş bir bölgede yoğunlaşmış durumda. 81 ilin en az 20’sinde Kürtler çoğunluğu oluşturuyor. On yıllara yayılan tüm göç dinamiklerine rağmen, Kürtler tarihsel coğrafyalarında bugün hala demografik olarak hâkim durumdalar. Nitekim Türkiye’deki siyasi alanının formasyonunda bu coğrafik nüfus yoğunlaşmanın etkisi her zaman belirleyici oldu.
Kürt nüfusu ve coğrafyası aynı zamanda sınır-aşan dinamikler. Türkiye’nin doğu ve güney sınırındaki üç komşu ülkede Kürtler büyük bir nüfusa ve coğrafyaya sahipler. Türkiye’nin 534 kilometrelik İran sınırı ile 378 kilometrelik Irak sınırının tamamında, 911 kilometrelik Suriye sınırının ise büyük bir bölümünün öte yakasında Kürtlerin kardeşleri yaşıyor. Kürtler siyasi sınırlara rağmen kardeşleriyle ailesel, ekonomik, sosyal, kültürel bağlarını koruyorlar. Bu bağlar sınır-ötesi Kürt siyasi alanının formasyonunda her zaman belirleyici oldu.
Nüfus, coğrafya ve jeopolitik dinamiklerin yanı sıra, Kürtlerin son yıllarda daha da güçlenen ortak grup kimlikleri bir diğer kritik kaynak. Bugün Diyarbakır, Van, Mahabad, Urmiye, Kobani, Qamişlo, Suleymaniye ve Hewlêr’de (Erbil) yaşayan Kürtler kendilerini aynı grubun üyeleri olarak tanımlıyorlar. Millet, halk,........
