Türkçenin Yapay Zekâyla İmtihanı
Merriam-Webster’ın 2025’te yılın sözcüğü seçtiği “slop”, düşük nitelikli ve genellikle büyük miktarda yapay zekâ aracılığıyla üretilmiş içeriği tanımlamak için kullanılıyor. Birbirine benzeyen sözcüklerle, fazla emek verilmeden çoğaltılmış içerik yığınına “slop” adı veriliyor. Bununla kastedilen yanlış bilgi aktaran veya sözdizimsel olarak yanlış kurulmuş metinler değil. Aksine, düşük emekli yapay zekâ çıktıları yeterince doğru, düzgün ve makul görünen metinler halinde dolaşıma giriyor. Aralarında gerçek bir zorunluluk, bir illiyet bağı, bir fikirden ötekine geçmeyi mecbur kılan zihni bir hareket veya basınç olmayan cümlelerin birbirlerini itmek yerine pürüzsüzce peş peşe sıralandıkları “temiz” metinlerin dünyasına intikal etmiş bulunuyoruz.
Bu metinler kendi imla kılavuzlarını da bir paket olarak yanlarında getiriyorlar. Son birkaç yılda dolaşıma giren Türkçe metinlerde em dash, yani uzun tire işaretinin (—), ne kadar sık kullanıldığını düşünelim: Yapay zekâ yardımıyla yazılmış metinlerin belirgin işaretlerinden biri olan uzun tirenin İngilizce edebiyatta, gazetecilik ve deneme yazınında çok eskiye dayanan meşru bir kullanımı vardır. Örneğin Laurence Sterne, Tristram Shandy’de uzun tireyi düşüncenin kesilmesini, anlatıcının birden yön değiştirmesini ya da sözün yarıda kalmasını göstermek için başlı başına bir üslup aracı gibi kullanır. Dickens’ın romanlarında da kesik kesik diyaloglar ve ani üslup değişimleri sık sık uzun tireyle işaretlenir. Emily Dickinson’ın şiirinde tireler dizenin ritmini bölen, anlamı askıda bırakan ve sözcükler arasındaki sessizliği vurgulayan bir anlatım aracıdır. Şimdi yapay zekâ çağında Türkçede de bu işarete hem edebiyat ve düşünce metinlerinde hem de gündelik dijital yazışmalarda çok sık rastlar olduk.
Uzun tire, elbette, tek başına bir metnin yapay zekâ tarafından yazıldığını kanıtlamaz ama bizim standart düzyazımızda İngilizcedeki kadar yaygın kullanılmadığı da bilinir: Nurullah Ataç’a, Sebahattin Eyüboğlu’na, Vedat Günyol’a, Melih Cevdet’e bakın, uzun tire görebilecek misiniz? Türkçede biz ara cümleleri genellikle anlatımın akışını virgülle, noktalı virgülle, parantezle ya da iki noktayla bölerek kurarız. Örneğin, “Bu yazı, bütün kusurlarına rağmen, yayımlanmaya değer” deriz; “Bu yazı yayımlanmaya değer – bütün kusurlarına rağmen”, demeyiz. İngilizcede ise cümle önce bir yargı bildirir, sonra bunun açıklaması ya da düzeltmesi........
