Mali disiplin çocukların hayatına mal oluyor
Biz Millî Eğitim Bakanlığı’nın önünde Urfa’daki saldırıya karşı sesimizi yükseltirken Maraş’tan gelen haber, eğitim düzeninin nasıl bir ihmale teslim edildiğini bir kez daha gösterdi. İki gün arayla iki okulda yaşanan silahlı saldırı, karşımızda tek tek olaylar değil, biriken bir çürümenin sonucu olduğunu ortaya koydu.
Şimdi yine aynı savunmaya sığınacaklar: Münferit olay. Hayır, değil. Bir ülkede okullar art arda şiddet haberleriyle anılıyorsa, burada artık istisnalardan değil, çöken bir kamu anlayışından söz edilir. Devletin en temel görevi çocukları korumaktır. Ama görüyoruz ki iktidarın önceliği çocukların güvenliği değil, sermayeyi mutlu edecek bütçe göstergeleridir.
Okulların çoğunda yeterli güvenlik personeli yok. Daha da önemlisi, rehberlik ve psikolojik destek mekanizmaları ya hiç yok ya da çok yetersiz. Oysa mesele yalnızca kapıya bir görevli koymak değildir. Asıl mesele, çocukları koruyacak bütünlüklü yapıyı kurmaktır. Bu yapılmadı. Çünkü iktidar yıllardır eğitimi bir hak olarak değil, kısılacak bir harcama kalemi olarak görüyor. Önlem almıyor; her facianın ardından birkaç kınama cümlesiyle sorumluluktan kaçıyor.
Yüz binlerce öğretmen atama bekliyor. Binlerce psikolojik danışmanlık ve rehberlik (PDR) uzmanı diplomalarıyla evde........
