Butlana giden yol
Ülke siyaseti tam anlamıyla tarihsel günlerden geçiyor. Bu nedenle, günümüz siyasetinin nasıl biçimlendiği büyük önem taşıyor.
CHP, özellikle Mart 2024 Yerel Seçimlerinden bu yana “iktidar kaynaklı” saldırı altındaydı.
Demokrasilerde muhalefet iktidarı eleştirir, bizdeki muhalefetin önemli bir bölümü , geçen hafta iktidarı eleştiriyi bir tarafa bıraktı CHP’ye ya da “ana muhalefet partisine muhalefet” özelliği kazandı. Eşzamanlı olarak CHP içinde parti yönetimine karşı da bir başkaldırı biçimlendi. Cumhuriyet’e giden sürecin başlangıcı olan 19 Mayıs haftasında bu üst üste gelen gelişmelerden sonra Perşembe günü çıkan Butlan kararı ile ülke siyaseti yepyeni bir düzleme taşındı.
NASIL MI?
Önce, Meclis’te grubu bulunan iki partinin genel başkanı, CHP ile ilgili birer açıklama yaptı. Gelecek Partisi Genel Başkanı A. Davutoğlu “CHP arınmalıdır” isteğinde bulundu. DEVA Partisi Genel Başkanı A. Babacan da “Ülkeyi CHP’ye bırakamayız” dedi. Bu iki açıklama, bunların hemen öncesinde Saadet Partisi Genel Başkanı M. Uyanık’ın “86 milyonun gönül rahatlığıyla oy vereceği adayımız hazır” açıklamasıyla birlikte okunursa, ki birlikte okunmalı, siyasetin nitelik değişimi açıklık kazanır.
Bu üç partinin, 14 Mayıs 2023 Genel Seçimleri öncesindeki tamamıyla AKP’ye yarayan ünlü Altılı Masa kurgusuyla CHP’nin listelerinden 35 milletvekili kazanmalarını bir yana bırakalım. Ancak, asla bir yana bırakılmayacak bir gerçek var: AKP iktidarının “her olanağı kullanarak” baskı altına aldığı CHP’ye Davutoğlu’nun “arınmalıdır” diye ders vermeye kalkması, ağzından düşürmediği “siyasi ahlâk” kavramının........
