Başarısızlık derinleşiyor!
Ülke yönetiminin ekonomi politikasındaki başarısızlığı giderek derinleşiyor. Bunu, yalnız bir türlü yavaşlamayan fiyat artış hızı değil, hukuk alanındaki belirsizliklerin giderek yoğunlaşması da kanıtlıyor.
Bu hafta biri ekonomide, diğeri hukuk alanında yaşanan iki olay durumu açıklıyor.
EKONOMİDE
Hafta başında, bu yılın ilk dört ayının ve geçtiğimiz bir yılın enflasyon verileri açıklandı.
Ülke yönetiminin özellikle ücret ve maaş saptamalarında başvurduğu Türkiye İstatistik Kurumu-TÜİK’in bilimselliği tartışmalı verileriyle bile enflasyon çok yüksek çıktı: aylık 4,18; yılın ilk dört ayında 14,22. Oysa, gerek Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek’in başında bulunduğu ekonomi yönetimi, gerekse birincil görevi fiyat istikrarını sağlamak olan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası-TCMB, 2026’da yıllık enflasyonun yüzde 16 olacağını öngörüyordu. Böylece, yıl sonu hedefine ilk dört ayda neredeyse ulaşıldı. Fiyat artışlarında, bir kez daha, uzak ara, dünya rekorları kırılıyor.
Bu çok açık başarısızlık, öyle “hava durumu” ya da küresel şoklar gibi “dış etkenlerle”, bunlar etkili olmakla birlikte, açıklanamaz.
Ekonomi politikası başarısızlığının “ana nedeni” “hukuk ve kurum” sorunudur.
Şöyle ki; kapitalizmin sağlıklı işleyebilmesinin asla vazgeçilmez temel bir kuralı var: Kamu yönetiminin, “tüm sermaye kesimlerine eşit uzaklıkta” olması. Cumhuriyet’in kuruluşundan sonra ta 1950’lerin, ünlü “besleme basın” olayına dek başarı ile uygulanan bu ilkeden, daha sonra, özellikle 1980’li ve 1990’lı yıllarda çok uzaklaşıldı. Ancak, AKP iktidara gelmeden önce uluslararası ölçütler de göz........
