Daha uzun yaşıyoruz, ama daha sağlıklı değil
Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.
Geçtiğimiz hafta The Lancet Public Health dergisinde Global Burden of Disease 2023 (Küresel Hastalık Yükü – KHY) verilerini kullanarak 204 ülke ve bölgede, insanların yaşamlarının ne kadarını kötü sağlık koşulları içinde geçirdiğini değerlendiren, önemli bir çalışma yayımlandı.
Çalışma, halk sağlığındaki başarının nasıl değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin düşünce biçimimizi değiştirebilecek bir bulgu ortaya koyuyor: Dünya, insanları hayatta tutma konusunda, onları sağlıklı tutma konusunda olduğundan daha başarılı hale geldi. Daha uzun yaşamak, ne yazık ki, daha uzun süre sağlıklı yaşamak anlamına gelmiyor.
Çalışmada kullanılan hastalık yükü açığı (morbidity gap) kavramı oldukça basit. Yaşam beklentisi, insanların ortalama olarak ne kadar yaşayacağını; sağlıklı yaşam beklentisi ise bu yaşamın kaç yılının sağlık içinde geçirileceğini gösteriyor. İkisi arasındaki fark, bir insanın hastalık, engellilik ya da diğer sağlık kayıplarıyla yaşayarak geçirdiği ortalama yılları ifade ediyor.
Küresel ölçekte hastalık yükü açığı 1990’da 8,8 yıldan, 2023’te 10,7 yıla yükseldi. Bu, yaklaşık yüzde 22’lik bir artış anlamına geliyor. Yaşamın kötü sağlık koşulları içinde geçirilen bölümü de yüzde 13,6’dan yüzde 14,5’e çıktı. Araştırmacılar, 204 ülke ve bölgenin 203’ünde hastalık yükü açığının arttığını belirtiyor. Başka bir ifadeyle, dünya yaşam süresini uzatma konusunda büyük ölçüde başarılı oldu; ancak hayata eklenen bu yıllara, sağlıklı geçirilen yıllardakine eşdeğer bir artış eşlik etmedi.
Bu bulgu, uzun zamandır tartışılan “hastalık yükünün sıkışması” (compression of morbidity) hipotezine meydan okuyor. Bu görüşe göre, koruyucu sağlık hizmetleri ve tıp, engelliliğin ortaya çıkışını ölümün ertelenmesinden daha hızlı geciktirebilirse, insanlar daha uzun yaşayacak, yaşamlarının büyük bölümünü sağlıklı geçirecek ve hastalık ile engellilik, yaşamın sonuna doğru kısa bir döneme sıkışacaktı. Ancak yeni KHY analizi, küresel ölçekte bunun gerçekleşmediğini gösteriyor. Aksine, yaşamak ile sağlıklı yaşamak arasındaki mesafe giderek açılıyor ve hastalık yükü açığı, yetişkin yaşamının daha geniş bir bölümüne yayılıyor. İnsanlar kronik hastalıkları, ağrıyı, ruh sağlığı sorunlarını, duyusal kayıpları ve diğer engellilik biçimlerini........
