menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Netflix’in Mikro-İtibarsızlığı

42 0
23.05.2026

Bir platform, hikâye anlatısını hız, bağımlılık ve algoritmik tekrar üzerine kurduğunda yalnızca içeriğini değil, kendi kültürel itibarını da aşındırır. Bu aşınma zamanla izleyiciye de geri döner; çünkü seyir artık pasif bir deneyim değil, karşılıklı bir değer tanımıdır.

Netflix’ten bahsediyorum. Yeni Meksika yapımı dizisi Entre Padre e Hijo (Baba Oğul Arasında), bu ilişkinin en güncel örneklerinden biri. Teknik olarak “dizi” kategorisine girse de aslında TikTok algoritması ile pembe dizi estetiğinin mutsuz bir evliliği. Burada çok rahatsız edici bir yön var: Seyirciye biçilen konum. Bu tür yapımların altında yatan örtük varsayım şudur: "Sen bu kadarına layıksın." Daha karmaşık anlatıya değil daha kısa dikkat aralığına; daha derinlikli deneyime değil daha hızlı tatmine uygunsun. İzleme biçimi, seyirciye yüklenen kültürel kapasiteyi de tanımlar. Her bölümü yalnızca 7 ila 10 dakika süren bu yapım, sürekli cliffhanger (gerilimli yarım bırakma), hızlandırılmış dramatik patlamalar ve bağımlılık üretmeye ayarlı bir dikkat ekonomisi ürünüdür. Bazıları bunu “suçluluk zevki” (guilty pleasure) diyerek savunacaktır. Savunmasın. Burada mesele kötü bir dizi izlemek değil, izleme alışkanlıklarının bilinçli biçimde yeniden programlanmasıdır. Sinemasal deneyimin metalaştırılması ve seyircinin giderek itibarsızlaştırılması tam da buradan başlar. Bir dönem “Sinema öldü mü?” sorusuyla Netflix’e mesafeli duranlar vardı. Sonra buna alışıldı. Bugün ise mesele alışkanlık değil, kültürel bir değer kaybıdır. Bu çürümeye karşı yeniden, daha yüksek sesle “dur” demek gerekiyor.

DİKEY ÇÜRÜMENİN GRAMERİ

Dikey hikâye anlatımı (vertical storytelling), bu çürümenin en görünür yüzlerinden biri. 2018’den itibaren TikTok’un küresel patlamasıyla birlikte dikey video, hikâye anlatımının yeni gramerine........

© Birgün