menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

YENİ Parti: Söz ve eylem yarılması

61 0
10.08.2026

Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.

Çerçeve yasa TBMM Başkanlığı’na sunulduğunda Özgür Özel net bir tavır takınmıştı. Teklif özensiz ve kötü hazırlanmıştı, yöntemi meselenin ruhuna aykırıydı, AKP metni diğer partilerle paylaşmadan boş kâğıtlara imza toplamış, yarım saat içinde Meclis’e teslim etmişti. Yeni Parti imzacılar arasında yer almadı. Kürt sorununun yalnızca cezai erteleme bölümüyle çözülemeyeceğini, asıl amacın demokratikleşme olması gerektiğini, kayyum uygulamasının sonlandırılmasının şart olduğunu söyledi. Ama komisyon oylamasına gelindiğinde parti “evet” oyu kullandı.

Bu sözde ret-eylemde onay çelişkisi toplumsal muhalefette derin bir hayal kırıklığı yarattı. Yeni Parti’yi, kayyum gölgesinde bile CHP’den farklı bir siyaset sürdürecek gerçek bir muhalif seçenek olarak görenler, itirazlar toplantı tutanaklarına yazılsa da iş oy vermeye gelince, iktidar lehine hareket edildiğini gördü.

Sözle eylem arasındaki bu yarığı açıklayabilmek için ekonomipolitik temeli parantez içine alıp, psikopolitik olana başvurmak yararlı olabilir.

ORTAKLAŞA FERAGAT OLMADAN KURUCU AN OLMAZ

Freud’un Totem ve Tabu’sundaki ilkel sürü miti, tam da bu yarılmayı anlamak için bir çerçeve sunar. Kardeşler babayı öldürdükten sonra bir daha hiçbiri onun yerine tek başına geçemesin diye totemi icat ederler. Kurucu otorite bireysel bir zaferden değil, ortaklaşa feragatten doğar. Suçluluk dayanışmayı, dayanışma yeni yasayı üretir. Ortaklaşa feragat olmadan atılan her tekil imza ya da oy, mitin engellemeye çalıştığı şeyi tekrar eder: Kardeşlerden biri, kalanları arkasında bırakarak babanın koltuğuna tek başına oturur ve “kurucu baba” olur.

Yeni Parti’nin tam bu tuzağın içinde. İYİ Parti’ninki gibi tam bir ret, partiyi........

© Birgün